Danıştay Kararı 7. Daire 2018/410 E. 2022/2221 K. 23.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/410 E.  ,  2022/2221 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/410
Karar No : 2022/2221

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu … Temel Gıda Ürünleri Petrokimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2010 yılının Mayıs ila Ekim dönemlerine ait katma değer, özel tüketim ve damga vergileri ile gecikme faizi ve yargı harcından oluşan kamu alacaklarının amme borçlusu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, uyuşmazlığın çözümünün, davacının borç dönemleri itibariyle ortağı olduğu şirket adına kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunup bulunmadığının irdelenmesini gerektirdiği, Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, asıl borçlu şirket adına mahkeme kararı ile kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin şirket yetkilisi …’a tebliğ edilmesine rağmen kamu alacağının ödenmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirket tüzel kişiliğinden söz konusu borcun tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, davacının şirket ortağı olduğu döneme ait olan ve tüm aşamaları usule uygun şekilde kesinleştirildiği görülen vergi borcunun şirket tüzel kişiliği tarafından ödenmemesi ve şirket mal varlığından tahsil imkanı kalmamış olması nedenleriyle davacıdan tahsiline yönelik olarak hissesi oranında düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl amme borçlusu şirket hakkındaki davaların sonuçlanmadığı, kısa bir süre ortağı bulunduğu şirketle ilgili olarak kendisine yükletilen borcun hakkaniyete uygun olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.