Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/195 E. , 2022/2218 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/195
Karar No : 2022/2218
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ..
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu … Dağıtım Limited Şirketi’nin 2012, 2013, 2015 ve 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait gelir (stopaj), özel tüketim ve damga vergileri ile özel usulsüzlük, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizi ve yargı harçlarından oluşan kamu alacaklarının amme borçlusu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirkete ait muhtelif vergi borçları nedeniyle önce amme borçlusu şirket adına ödeme emri düzenlendiği, ancak ödeme emirlerinin borçlu şirketin adresinde bulunamaması nedeniyle tebliğ edilemediği, düzenlenen 28/03/2016 tarihli adres tespit tutanağında tebliğe çalışılan evrakın ne olduğunun belirtilmediği, daha sonra da amme borçlusu şirket hakkında ilanen tebliğ yoluna gidilmeden kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmış olup; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden amme alacağının adı geçen şirketten tahsilinin mümkün bulunmadığı hususunun usulünce ortaya konulamadığı görülmekle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının şirketin kanuni temsilcisi davacıdan takip ve tahsil edilmesi yasal mevzuat gereği olduğundan ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.