Danıştay Kararı 13. Daire 2022/2251 E. 2022/2138 K. 18.05.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2251 E.  ,  2022/2138 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2251
Karar No:2022/2138

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

Dava, … Organizasyon Turizm Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. … tarafından, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:…, D:… adresinde bulunan “… Tesisleri” adına düzenlenen açık alkollü içki satış belgesinin Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı Olur’u ile iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemle bildirilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle … Bakanlığı’na karşı açılmıştır.
… İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya ait alkollü içki satış belgesinin (turizm belgesinin iptal edildiğinden bahisle) iptaline dair Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptalinin istenildiği, işlemi tesis eden davalı idarenin Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu ve Ankara ilinde bulunduğu, dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen genel yetki kuralı gereğince davanın görüm ve çözümünde Ankara ilinin yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
… İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ise; İstanbul ilinde bulunan tesise ait alkollü içki satış belgesinin iptal edilmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca açık alkollü içki satış belgesinin taşınmazın ruhsat ve benzeri belgelerinden olması nedeniyle taşınmazın bulunduğu yer olan İstanbul İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılarak yetki uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun’un “İdari davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.”; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.” kuralına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
Anılan Kanun’un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü özel yetki kuralı kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (Kâzım YENİCE/Yüksel ESİN, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara, 1983, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan “taşınmaz mallara ilişkin davalar” ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; “idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan” ya da “taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden” idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (Turgut CANDAN, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ankara, 2022, s.1301).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Bu itibarla, açık alkollü içki satış belgesinin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemine yönelik uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin 1. fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu alkollü içki satış belgesinin iptali işlemini tesis eden idarî merci olan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ’NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 6. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın İstanbul 9. İdare Mahkemesi’ne ve taraflara bildirilmesine, 18/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.