YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16544
KARAR NO : 2015/28182
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
Ş.. Ş.. vekili avukat S.. A.. ile N.. B.. vekili avukat B.. K.. aralarındaki dava hakkında Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25/12/2013 gün ve 2013/188-2013/700 sayılı hükmün Dairemizin 1/12/2014 tarih ve 2014/10482-2014/37915 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıya ait evde 1.10.1999 dan 24.8.2009 tarihine kadar aralıksız olarak yatılı kalıp ev işlerine ilişkin hizmet verdiğini, aralarındaki protokol gereğince dava dışı 3. kişi adına satın alınacak dairenin intifa hakkının kendisine verilmesi karşılığında evden ayrıldığını, bu edimin ifa edilmemesi halinde çalışmasından doğan alacaklarının ayrıca ödeneceğinin sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, davalının taahhüdünü yerine getirmediğini ileri sürerek ücret, yıllık izin ücreti, resmi tatil ve fazla mesai ücreti alacaklarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 41.590,80 TL ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile, 2.802,20.TL yıllık izin ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 37.707,61.TL ücret alacağının mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 448,02.TL resmi tatil ücretinin mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla mesai ücretine ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 1.12.2014 tarih, 2014/10482 esas 2014/37915 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davalı taraf bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava hizmet sözleşmesinden doğan alacağın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece verilen kararın temyizi üzerine Dairemizin 2014/10482 esas 2014/37915 karar sayılı ilamının birinci bendi ile davalının sair itirazlarının reddine, ikinci bendi ile ise işe başlanma tarihinin 1.10.1999 olarak esas alınması suretiyle yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, taraflar arasındaki protokolde yazılı eylül 2000 tarihinin dikkate alınması gerektiğine işaret edilerek hüküm davalı lehine bozulmuştur. Ne var ki, davalı temyiz itirazında yazlık olarak kullandıkları evde tüm yıl boyunca yaşayan davacı için yıllık izin ve resmi tatil ücreti istenemeyeceğini, ücret alacağı yönünden de ıslaha karşı zamanaşımı def’ini süresinde dile getirmelerine rağmen mahkemece ıslahla birlikte ve dava tarihinden itibaren faiz işletilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu dile getirmiştir. Gerçekten de; Borçlar Kanunundaki düzenlemeler çerçevesinde hizmet aktinden doğan alacaklarını talep eden davacı, herhangi bir çalışan gibi yalnızca işe gidip gelmemiş, edimini ifa ettiği davalıya ait evi aynı zamanda da mesken olarak kullanmış, davalının yılın çok az bir zamanında evi kullandığı yönündeki savunmasına da itiraz etmemiş, aksi yönde ispat delili sunmamıştır. Bu halde taraflar arasındaki ilişkinin mahiyeti ve hakkaniyete göre davacının sona eren hizmet akdi sonrasında yıllık ücretli izin ve resmi tatil haklarını kullanmadığı gerekçesi ile bunlara ilişkin olarak alacak talebinde bulunamayacağının kabulü gerekir. Ücret alacağı yönünden ise, dava 8.000, TL üzerinden açılmış, 21.11.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile bu yöndeki istem de arttırılmış ve mahkemece de 37.707,61 TL ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Islah tarihi itibariyle, bozma ilamımızda belirtilen eylül 2000 tarihi başlangıç alınarak 10 yıllık zamanaşımı dolan ücret alacağının kabul edilemeyeceği, bu yönde bilirkişiden ek rapor alınıp, neticesine göre yasal faiz başlangıcında dava ve ıslah tarihleri de dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi de usulsüzdür. Ne var ki, bozma ilamımızın birinci bendi ile bu hususlardaki itirazların kabul görmeyerek zuhulen bu yönlerden kararın onandığı karar düzeltme aşamasında anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma ilamına 3. bent olarak eklenmek üzere hükmün bu yönlerden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 1.12.2014 tarih, 2014/10482 esas 2014/37915 karar sayılı ilamına 3. bent olarak eklenmek üzere yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 57,60 TL harcın istek halinde iadesine, 01/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.