YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32048
KARAR NO : 2015/28270
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/04/2014
NUMARASI : 2012/318-2014/301
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 14.07.2010 tarihinde noterde zilyetlik devir sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının maliye hazinesi üzerine kayıtlı tarla vasfındaki bir taşınmazın 1/6 hissesini 10.000,00 TL bedel karşılığı satın aldığını, bu taşınmaz üzerinde bir bina bulunduğunu ve bu hisseyi satın alırken aslında binada bulunan dairede oturmak amaçlı olarak hisseyi satın aldığını ancak satımdan sonra binada davalının kardeşinin ikamet ettiğini ve bu taşınmazın davalı ile kardeşlerine babadan kalma bir arazi olduğunu ancak henüz kardeşler arasında rızai taksim sözleşmesi yapılmadığını öğrendiğini ve nitekim açtığı müdahalenin meni davasının da bu gerekçe ile reddedildiğini ifade ederek taşınmazın rayiç değeri için şimdilik 10.000,00 TL nin ve kira tazminatı olarakta şimdilik 100,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 11.740,00.TL nin dava tarihi olan 17/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 1.876,00.TL kira bedelinin de dava tarihi olan 17/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, 14.07.2010 tarihinde harici sözleşme ile, davalıdan taşınmazdaki 1/6 hissesini satın aldığı, satış bedelini 10.000.TL olarak nakten ödediği, ancak daha sonra taşınmazın davalı ve kardeşlerine miras kaldığını ve henüz taksim yapılmadığını öğrendiği ve kardeşlere karşı açtığı müdahalenin meni davasını kaybettiği anlaşılmaktadır. Bu halde; taraflar arasında tanzim edilen harici satım sözleşmesinden evvel, Maliye Hazinesi adına tapuya kayıtlı olduğu anlaşılan taşınmazın satımına ilişkin sözleşme baştan beri geçersiz olup, dairemizin yerleşik uygulamaları nazara alındığında, davacının geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet kurallarına göre isteyebilme hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece satış bedeli olarak ödenen 10.000 TL’nin dava tarihi itibariyle, dava tarihine kadar ulaştığı alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak bilirkişi vasıtası ile hesaplanması ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece tanzim edilen bilirkişi raporuna göre bulunan 11.740,00 TL üzerinden karar verilmiş ise de bilirkişi raporunda bu değere ne şekilde ulaşıldığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, yukarıda anlatılan etkenler doğrultusunda konusunda uzman bilirkişilerden taraf, mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan neden ile temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 05.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.