Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2015/4551 E. 2015/5934 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4551
KARAR NO : 2015/5934
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

Tebliğname No : 6 – 2015/256615
MAHKEMESİ : İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 16/04/2015, 2014/24 (E) ve 2015/71 (K)
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, yağmaya teşebbüs, suç işlemek için kurulmuş örgüte üye olma, sahte kimlik belgesi taşımak, 6136 sayılı Kanuna aykırılık

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/02/2007 tarih ve 2006/10-11 esas, 2006/12 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi uyarlama yargılaması sonunda verilen kararlar bakımından da gerekçe yazılması gerektiğinden, Anayasa’nın 141, CMK’nun 34 ve 230.maddelerine aykırı olarak suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin gösterilmesi ve bunun nitelendirmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-)Uyarlama yargılaması sonucu kurulan hükümle önceki hüküm tümüyle ortadan kalktığından, müsadere, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile ilgili de karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-)Kabule ve uygulamaya göre de;
a) Hükümlü hakkında kasten öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından yapılan uyarlama sonucunda 1997/135 esas, 1999/167 karar sayılı ve
25.08.1999 tarihli önceki mahkumiyet hükmünün infazının devamına dair kurulan hükümlerde 18.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 5252 sayılı Kanunun 6. maddesinin 1. fıkrasına göre kesinleşmiş ilamın hüküm fıkrasındaki “ağır hapis” ibaresinin “hapis” olarak değiştirilmesi, yine aynı Kanun’un 5.maddesi uyarınca kesinleşmiş ilamda yer alan “ağır para” ibaresinin “adli para” olarak değiştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 03/12/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.