Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/28564 E. 2015/30330 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28564
KARAR NO : 2015/30330
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

Tebliğname No : 2015/292473- Kanun Yararına Bozma

Kasten yaralama suçundan sanık A. H..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62, 86/2, 86/3-e, 21/2, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.000,00 YTL ve 1.500,00 Yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Konya 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/12/2007 tarihli ve 2007/405 esas, 2007/1276 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlemesi sebebiyle ilk kararın kaldırılarak hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 29, 62, 86/2, 86/3-e, 21/2, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.000,00 YTL ve 1.500,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2015 tarihli ve 2015/181 esas, 2015/387 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 10.08.2015 tarih ve 2015/16287–52525 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.09.2015 tarih ve 2015/292473 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09/12/2014 tarihli ve 2012/25674 esas, 2014/21858 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın deneme süresi içerisinde işlediği suçtan dolayı Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2014 tarihli ve 2014/650 esas, 2014/293 sayılı kararı ile 1.500,00 Türk Lirası adli para cezasına mahkumiyetine ilişkin hükmün, kesin nitelikte olduğu ve bu nedenle hükmün açıklanmasına esas oluşturmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.05.2015 gün, 2014/8-145 Esas, 2015/145 sayılı kararında da belirtildiği gibi 5271 sayılı CMK’nun 231/11. maddesinde açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün hangi şartların gerçekleşmesi halinde açıklanacağı açıkça belirtilmiş olup bu düzenlemeye göre hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olması durumunda hüküm açıklanacaktır.

Esas No : 2015/28564
Karar No : 2015/30330
Tebliğname No : 2015/292473- Kanun Yararına Bozma

Bunun için ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir. İkinci suçun kesinleşme tarihinin önemi yoktur. İkinci suçun şikayete bağlı veya re’sen soruşturulan bir suç olması da sonuca etkili değildir. Yine ikinci suçtan mahkumiyetin adli para cezası ya da hapis cezası olması yanında TCK’nun 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmiş olmasının da önemi olmadığı gibi kesin nitelikte olmasının da önemi yoktur. Kanun koyucu ikinci suçun kasıtlı bir suç olmasını yeterli görmüş, ikinci suçtan verilecek mahkumiyet hükmünün niteliği konusunda bir sınırlama getirmemiştir. Kanun koyucunun muradı farklı yönde olmadığından, CMK’nun 231. maddesinden önce düzenlenen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin 6. fıkrasında olduğu gibi denetimli serbestlik süresi içerisinde işlenen ikinci suçtan verilecek mahkümiyetin niteliği konusunda kısıtlayıcı bir hükme yer vermemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemenin, sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan verilen kesin nitelikteki mahkumiyet hükmünü esas alarak açıklanması geri bırakılan hükmü açıklamasında bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.