Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/2597 E. , 2022/1897 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/2597
Karar No : 2022/1897
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, mirasçısı olduğu muris … adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılması istemiyle …tarih ve …sayılı dilekçe ile yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptaliistemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; olayda, 2007 yılında vefat eden Jale Keskin’in tek mirasçısı olan davacının, mirası reddinden sonra 2010 yılında terekenin resmi olarak tasfiyesi amacıyla Hazine tarafından dava açıldığı, açılan davada …. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce …tarih ve E:…tereke, K:…sayılı kararı ile terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verildiğinin görüldüğü, Mahkemece terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmiş olması nedeniyle tasfiyenin 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümleri uyarınca yapılması gerektiği, anılan Kanunun 184. maddesinde iflasın açıldığı zamanda muflisin haczi kabil bütün mallarının hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil edeceği ve alacakların ödenmesine tahsis olunacağı, iflasın kapanmasına kadar borçlunun uhdesine geçen malların masaya gireceği, müflis namına gelen mektupların iflas idaresi tarafından açılacağı, 226. maddesinde ise masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu düzenlemelerine yer verildiği, ilgili yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alındığında, dava konusu işlemle, davacının murisi adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydına konulan hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, oysa davacının mirasçılık sıfatını tekrar elde ettiği 2017 yılından önce 2014 yılında terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmiş olmakla terekedeki haczi kabil tüm malvarlığının tasfiye masasına dahil olacağı ve alacakların ödenmesine tahsis edileceği yönündeki yasal düzenleme uyarınca masaya dahil olan malvarlığı ile ilgili temsil yetkisinin tasfiye idaresine geçtiği, asıl amme borçlusu adına tesis edilen işlemlerin idari açıdan kesinlik kazanmasından sonra üstelik terekeye dahil malvarlığını temsil yetkisinin tasfiye idaresine geçmesinden sonra vergi idaresine karşı bu aşamada salt mirasçı sıfatını tekrar kazanmakla kişisel ve güncel bir menfaatinin ihlalinden bahsedilemeyeceği anlaşılan davacı tarafından, muris adına kayıtlı taşınmazlara konulan hacizlerin iptali istemiyle yeniden idareye başvurularak işlem tesis ettirilmek suretiyle dava açılabilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tasfiyede iflas hükümlerinin uygulanması sadece tasfiyenin metoduna ilişkin düzenleme olup, hukuki müessesenin niteliğini ya da dayanağını ortadan kaldıran bir işlem olmadığı, subjektif dava ehliyetine sahip olunduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacının duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin esasına geçildi;
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.