Danıştay Kararı 7. Daire 2022/14 E. 2022/2132 K. 17.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/14 E.  ,  2022/2132 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14
Karar No : 2022/2132

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkralarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2018 yılında tescilli muhtelif tarih sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında beyan ve ithal edilen eşyanın kıymetinin, satış faturasında yer alan kıymeti yerine referans kıymet üzerinden beyan edilip, tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük vergilerinin, eşyaya ait faturalarda gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iadesi istemiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca yapılan geri verme başvurularının reddine ilişkin karara yönelik itirazın reddine dair işlemin iptali ile dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, davacı şirket adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyanın kıymetinin referans kıymete yükseltilmesi suretiyle beyan edilmesi üzerine tahakkukların yapıldığı ancak, eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceği, davalı idarece, davacı adına tescilli beyannameler eki faturada yer alan kıymetin gerçeği yansıtmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi eşyanın kıymetinin gerçek satış bedeline göre düşük olduğu hususunda yapılmış bir inceleme ve araştırmanın da bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan tahsil olunan vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının dava konusu işlemin gümrük vergisinin iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali yolundaki hüküm fıkrası hukuka uygun olup, davalı idarece istinaf dilekçesinde öne sürülen iddiaların kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, mahkeme kararının ödenen gümrük vergisinin tahsil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusuna gelince; dava dilekçesinde, ödenen gümrük vergisinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi talep edilmesine karşın, davacının talebi aşılarak, fazladan ödenen tutarların tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi, Usul Hukukunun taleple bağlılık ilkesine uygun görülmediğinden, anılan hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, fazladan ödenen tutarların tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, fazladan ödenen tutarların dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun uyarınca işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gümrük idaresince yapılacak kıymet araştırmasını önlemek amacıyla kendi iradesiyle eşyanın kıymetinin referans kıymete yükseltildiği, iradesine etki eden herhangi bir müdahale söz konusu olmadığından beyanın bağlayıcılığı ilkesi doğrultusunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan hüküm fıkralarının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkraları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu hüküm fıkralarının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) – KARŞI OY :
Gümrük mevzuatımıza göre, gümrük vergileri de genel olarak diğer vergilerde olduğu gibi beyana dayalıdır. Bu beyanın doğruluğunun idarece muayene sırasında, denetleme veya teslimden sonra kontrol edilebileceği 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
Gümrük idaresinin kendisine yapılan beyanın gerçekliği ve doğruluğu konusunda yapılacak incelemede kullanılmakta ve beyanın ayrıntılı olarak incelenmesine gerek olup olmadığı yönünden yol gösterici olamak üzere, belli ürün gruplarına yönelik olarak asgari fiyat belirlenmesi halinde “referans fiyat” tan söz edilmektedir. Bu bağlamda, beyan edilen kıymet referans fiyatın altında ise beyanın ayrıntılı olarak incelenmesine ve kıymet araştırmasına gidilerek eşyanın gerçek kıymetinin tespiti yapılmaktadır.
Dosya içeriğinden, idarenin referans fiyat uygulamasına tabi eşyaya ilişkin daha düşük fatura bedeline tabi ithal edilmek istenen ürünün, ithalatını gerçekleştirmek amacıyla beyannameye yurt dışı gider adı altında ithalatçının kendi iradesiyle gider göstermek suretiyle referans fiyatın üstünde beyanda bulunulduğu, bu durumda matrah referans fiyat üzerinde kalmakla, kıymet araştırmasının yapılması engellenmekle içinde neleri ihtiva ettiği ve ne kadarının gerçekten yurt dışı gider olduğu, ne kadarının referans fiyata ulaşmak için arttırıldığı bilinmeyen yurt dışı giderler, eşyanın kıymetinin araştırılmasını etkisiz kılmak amacıyla kullanılmakta ve daha sonra fazladan ödendiği ileri sürülen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca geri verilmesinin istenildiği işbu davalarda ikrar edilmekle anlaşılmaktadır.
Aynı Kanunun 61. maddesinin 3. fıkrasında beyanın bağlayıcılığının esas olduğu yönündeki emredici hüküm karşısında yurt dışı gider olmaksızın kasten yapılan matrah arttırıcı beyan sebebiyle iade taleplerinin yerine getirilemeyeceği 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesinin 1. fıkrasında “…kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse…” şeklinde açıkça emredici hüküm olarak yer alan düzenleme ve herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken uymak zorunda olduğu ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmayacağına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralının herkes ve her hukuki durum için geçerli olması, kanun ve sözleşmeden doğan tüm hakların kullanımında uygulama alanı bulması göz önüne alındığında ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararı gereği iade talebinin reddi gerektiğinden temyiz isteminin kabulü ile bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.