Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/2061 E. , 2022/2639 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2061
Karar No : 2022/2639
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
TEMYİZ EDEN
(DAVALI YANINDA MÜDAHİL): … Sendikası
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …’yi temsilen … Sendikası
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, davalı idare ile … Sendikası (…) arasında 15/07/2019-31/12/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinin 5. maddesinin (b) ve (c) bentleri ile 7. maddesinin (b), (c), (d) ve (e) bentlerinin iptali ile yapılan kesintilerin yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Sosyal Denge Sözleşmesinin 5. maddesinin (b) ve (c) bentleri bakımından yapılan incelemede; sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, toplu sözleşmelerde belirlenen tavanı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatını belirlemek olduğu; yine 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kaldı ki 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinde böyle bir ayrım yapılmasına imkan sağlayan bir düzenleme bulunmadığı, sendika üyesi olan ile sendika üyesi olmayan ya da başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği, sosyal denge sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan ve hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı açık olduğundan, anılan düzenlemelerde hukuka uygunluk bulunmadığı, sosyal denge tazminatından sözleşme aidatı kesilmesini öngören sözleşme hükümlerinin yukarıda yer verilen kısımlarının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından ve hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan sözleşme hükümleri nedeniyle kesilen ve dava konusu işlem nedeniyle de ödenmeyen dayanışma aidatlarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, Sosyal Denge Sözleşmesinin 7. maddesinin (b), (c), (d) ve (e) bentleri bakımından yapılan incelemede; disiplin cezasına konu eylemler için uygulanacak yaptırımların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirtildiği, memurun işlediği ve Kanun’da sayılan disiplin suçları nedeniyle yine Kanun’da öngörülen cezaların dışında başka bir ceza ile cezalandırılmasının mümkün olmadığı, çalışanların ekonomik durumlarının iyileştirilmesi, ekonomik ve sosyal seviyelerinin yükseltilmesi amaçlarına yönelik olarak verilmesi öngörülen sosyal denge tazminatının öncelikle bir ayrıma gidilmeksizin tüm çalışanlara belirli koşullarda ödenmesi gerekmekte olup, davalı idarede çalışan kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödemesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamaların sözleşme hükümlerine konularak personelin bu parasal haktan yoksun bırakılmasında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu Sosyal Denge Sözleşmesinin 5. maddesinin (b) ve (c) bentleri ile 7. maddesinin (b), (c), (d) ve (e) bentlerinin iptaline, yapılan kesintilerin dava tarihinden başlayarak her bir kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı Sendika üyelerinin serbest iradeleriyle söz konusu Toplu Sözleşmeyi kabul ve taahhüt ettiği, ilgili Sözleşme uyarınca maaşlarından dayanışma aidatı kesilmesinde yasaya aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, 4688 sayılı Kanun ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname birlikte değerlendirildiğinde sosyal denge tazminatının, belediyeler tarafından memurlarına verilebilen ihtiyari bir ilave ödeme olduğu, belediyeler açısından bu ilave ödemenin performans yönetim sisteminin bir parçası şeklinde performansı artırmaya yönelik motivasyon aracı olarak kullanıldığı belirtilerek dava konusu Sözleşme maddelerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından, usule ilişkin olarak; davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak; iptal davalarına idari işlemlerin konu olabileceği, sözleşme maddelerinin konu olamayacağı, idarenin sözleşme imzalamakta serbestisinin bulunduğu, sözleşme yapmak bakımından serbest olduğu konuda, kendine özgü yararlanma şartı getirmesi ya da uygulamasının da hukuka uygun olduğu, Sözleşmeye taraf olan müvekkil sendika üyelerinin sendika aidatı ödemelerine karşılık, sendika üyesi olmayanların hiçbir yükümlülük altına girmeden sendikanın kendi üyeleri için toplu sözleşmede sağladığı bir haktan yararlandırılmasının hem Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesini hem de olumlu sendika hürriyetini ortadan kaldıracak nitelikte bir uygulamanın ortaya çıkmasına sebep olacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu Sözleşmenin 5. maddesinin (b) ve (c) bentleri ile 7. maddesinin (b), (c), (d) ve (e) bentlerinin iptaline, yapılan kesintilerin dava tarihinden başlayarak her bir kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.