Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/31167 E. 2015/34524 K. 02.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31167
KARAR NO : 2015/34524
KARAR TARİHİ : 02.12.2015

Kasten yarlama suçundan şüpheli M.. isimli şahıs hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/05/2014 tarihli ve 2014/1590 soruşturma, 2014/602 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/12/2014 tarihli ve 2014/1271 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 08.09.2015 tarih ve 2015/18487 – 59094 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.10.2015 tarih ve 2015/312529 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin oğluna taş atıldığı iddiası ile yürütülen soruşturma sonucu, müştekinin soyut iddiası haricinde delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şikâyete konu olayda, müştekinin vesayet altında olan oğlunun şüpheli M..’e duvar yapımı esnasında yardım ettiği, yevmiyesi olan 100 Türk lirasını istediğinde vermediği gibi taş atarak kovaladığının iddia olunması karşında, şikâyete konu olay hakkında kısıtlı olduğu bildirilen mağdur M.. S..’in imkan dahilinde beyanın tespit edilip, duvar inşaatında çalıştığı yerin zabıta marifeti ile tespiti yapılıp şüpheli kırıkçı H..o.. M..’in açık kimlik bilgilerinin tespiti gerekirken, şikâyet üzerine hiçbir araştırma yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/12/2014 tarihli ve 2014/1271 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 02.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.