YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29403
KARAR NO : 2015/28257
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2014
NUMARASI : 2014/111-2014/771
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının icra takibine dayanak senette imzasının bulunduğunu, borca itirazında da herhangi bir belge sunmadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, itirazın iptali davasının 1 yıl içinde açılması gerektiğini, davanın 1 yıl içinde açılmadığını, senette tanzim tarihi olmadığını, bu belgeye dayanarak icra takibi yapılamayacağını savunarak davanın reddini dilemiş, beyan dilekçesi ile; senedin tanzim tarihinin bulunmadığını, takip dayanağı olan belgenin 2002 yılına ait ödenmiş belge olduğunu, üzerinden 11 yıl geçtiğini, boş olarak kendisinden alındığını, belge üzerindeki yazıların kendisine ait olmadığını, zamanaşımına uğramış kağıt parçasından ibaret olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, icra takibine dayanak senette davalının imzasının bulunduğunu, borca itirazında herhangi bir belge sunmadığını ileri sürerek, icra tkibine vaki itirazın iptalini istemiş, mahkemece, takip dayanağı belgede tanzim tarihi bulunmadığından adi yazılı belge olduğu, davalının zamanaşımı definin değerlendirilmesi dikkate alınarak temel ilişkiyi açıklaması için davacıya süre verildiği, davacının verilen süre içinde dosyaya sunduğu dilekçede temel ilişkiden bahsetmediği, zamanaşımı def’i yönünden tanzim tarihi ve temel ilişkinin açıklanmaması nedeniyle değerlendirilememesinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu yönde kanaat oluşmadığı, davacının delil listesinde yemin delilinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen imzası inkar edilmeyen bonoda tanzim tarihinin olmaması nedeniyle senet, kambiyo senedi vasfını kaybetmiştir. Bu haliyle bono adi yazılı senede dönüşmüştür. Takip konusu belgedeki imzanın davalıya ait olduğu da uyuşmazlık konusu değildir. Açıklanan şekli ile anılan belge, borç ikrarını içeren adi senet hükmünde olup, davacının alacağının varlığını kanıtlamaktadır. Davasını yazılı belge ile ispatlayan davacının, delil listesinde yemin deliline dayanmaması da sonuca etkili değildir. İspat yükü kendisinde olan davalı taraf senede bağlı borcunu ödediğini yasal delillerle ispat edememiştir. Hal böyle olunca, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilmek ve davacı tarafa yüklenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 5.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.