Danıştay Kararı 7. Daire 2019/3103 E. 2022/2067 K. 16.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/3103 E.  ,  2022/2067 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3103
Karar No : 2022/2067

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2008 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 19 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın sahte fatura kullanılarak gümrük kıymetinin düşük beyan edildiğinden ve eşyanın bedelinin ödenmesine ilişkin belgelerin gerçek olmadığından bahisle tahakkuk ettirilen gümrük vergisi, toplu konut fonu payı, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve katma değer vergisi ek tahakkuku ile bu vergiler ve toplu konut fonu payı üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın, tahakkuk ve ceza tutarının azaltılması suretiyle düzeltilerek reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine; olayda, davacı adına 2008 yılında tescil edilen beyannamelere konu eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen vergi ve fon payları ile hesaplanan para cezalarına ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçirilmesinden sonra 17/06/2014 tarihinde yapıldığı, davacı şirket yetkilileri hakkında, dava konusu olaya ilişkin olarak suç işlemek için örgüt kurma, kurulan örgüte üye olma, 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununa muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı ceza davası açılmış ise de; … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla, atılı suçlardan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği hususu göz önüne alındığında, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olduğundan söz edilemeyeceğinden, uyuşmazlık konusu gümrük vergileri için Türk Ceza Kanununda öngörülen dava ve ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanabilmesine de hukuksal olanak bulunmadığı, bu nedenle gümrük yükümlülüğünün doğduğu 2008 yılından itibaren üç yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 2014 yılında tebliğ edilen vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ceza mahkemesi kararı vergi mahkemelerini bağlamayacağından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X- KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 197. maddesinin 4. fıkrasında: “Gümrük vergileri alacakları, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bir fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, bu alacaklar Türk Ceza Kanunu’ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde kovuşturulup tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Düzenleme gereği, gümrük vergisi tahsil işlemleri; aynı zamanda suç teşkil eden yani ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin oması halinde Türk Ceza Kanunu’nda belirlenen ceza ve dava zamanaşımı süreleri içinde yapılabilecektir. Diğer deyişle bu hüküm fiilin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda kanunen belirlenmiş olan vergi alacaklarına ilişkin zamanaşımının suça konu fiilin ceza kanunlarında belirlenen zamanaşımı süresine tabi olduğunu bu işlemlerin bu zaman zarfında yapılabileceğini öngören bir düzenlemedir. Bu açık düzenlemeden, ceza yargılamasının neticesine göre verilecek hükme göre (beraat, mahkumiyet veya düşme) gümrük vergi işlemlerinin düzenleneceği zaman diliminin belirleneceği sonucunun doğmayacağı tabidir.
Uzun süren ceza yargılaması sonucunun (karar kesinleşmeden infaz edilemeyeceğinden) beklenmesine yol açacak Kanun’la korunan hukuki yarara (amaca) aykırı yorumla, zamanaşımını yıllar sonra geriye yönelik olarak tespit etmek hayatın doğal akışına da aykırı olmakla, Kanun’un açık düzenlemesi karşısında, Mahkemece cezayı gerektiren fiilin dava ve ceza zamanaşımı süreleri belirlenerek değerlendirilmesi gerektiğinden, ceza mahkemesince verilen beraat kararına istinaden zaman aşımına uğradığı gerekçesi ile verilen kararın bozulması gerektiğinden Daire kararına katılmıyorum.