Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/3128 E. , 2022/2048 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3128
Karar No : 2022/2048
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yaş Sebze Meyve Gıda Ambalaj Orman Ürünleri
İnşaat Turizm İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin işlettiği A Tipi Genel Antrepoda 29/12/2014 tarihli sayım ve tespit tutanağı ile stok kayıtlarının incelenmesi neticesinde ”kırmızı et” cinsi eşyanın eksik olduğunun tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesinin 1. fıkrası uyarınca eksikliğe isabet eden gümrük ve katma değer vergisi tahakkukuna vaki itirazın reddine dair işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, davacı şirkete ait A Tipi Genel Antrepoda 29/12/2014 tarihli ikinci sayım ve tespit tutanağı ile stok kayıtlarının karşılaştırılarak incelenmesi neticesinde 1.017.021,24 kg “kırmızı et” cinsi eşya bulunması gerekirken, 125.494,43 kg kırmızı etin bulunduğu, 891.526,81 kg kırmızı etin stok kayıtlarında olmadığı gibi herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmadığının tespit edildiği, aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi uyarınca dava konusu edilen gümrük ve katma değer vergilerinin hesaplanmasında 29/12/2014 tarihli ikinci sayım ve tespit tutanağındaki miktarlar dikkate alınarak davalı idarece işlem tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; antrepoda mevcut olan etlerin sayım ve tespitine ilişkin olarak düzenlenen tutanakların davacı şirket temsilcisi, şirket çalışanı, yetkilendirilmiş gümrük müşaviri ve gümrük müdürlüğü yetkililerince imzalandığı, söz konusu tutanaklarda yer alan tespitlerin gerçeği yansıtmadığına ilişkin olarak, davacı şirket tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadığı gibi, tutanaktaki tespitlerin aksini kanıtlayan somut bilgi ve belgenin de sunulmadığı, sayım ve tespitlerin usulüne uygun olarak yapılmadığına ilişkin soyut nitelikteki iddiaya da itibar edilmediği, şirket temsilcisinin antrepoda bulunmadığı saatlerde etlerin antrepodan çıkarıldığı ileri sürülmekte ise de; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda antrepoda eksik çıkan eşyaya ait yükümlülüğün işleticide olduğu gözardı edilmek suretiyle, eksikliği Kanunun aradığı anlamda gümrük idaresine izah edemeyen davacı şirketin işletici olarak sorumluluğunun bulunduğu, bu durumun aksine ilişkin olarak davacı tarafından herhangi bir kanıt sunulmadığı, dolayısıyla 891.526,81 kg’lık kırmızı etin antrepodaki stoklarda bulunmadığı hususu hiç bir tereddüte yer yermeyecek, somut ve hukuken kabul edilebilir belgeler ile saptanmış olduğundan tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf başvurusunun reddine karar verilirken gerekçe gösterilmediği, devam eden ceza davasının bekletici mesele yapılmasının gerektiği, yapılan sayımların hatalı olduğu, keşif ve yeniden sayım yapılması talebinin olmasına karşın, mahkemece bu istemlerin gözardı edildiği, bilirkişi incelemesi yapılması istenilmişse de, bu talebin de karşılanmadığı, ceza davasındaki belgelerin incelenmesinin gerektiği, son kullanımı geçtiği için imha edilen ve sahiplerine iade edilen kırmızı et toplamının sayımda tespit edilenden fazla olduğu, bu durumun ceza davasındaki dosyadan tespit edilebileceği, şayet antrepoda herhangi bir usulsüzlük varsa bunun davacı şirketten ya da şirket yetkilisinden kaynaklanmadığı, kanuni temsilcinin herhangi bir fiili ya da kusuru olmadan eşyanın antrepodan çıkarıldığı, davacının da hırsızlık fiili ile karşı karşıya kaldığı, eşyanın antrepoda çalışan görevli tarafından çıkarıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.