YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2583
KARAR NO : 2015/8172
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2014
NUMARASI : 2013/115-2014/118
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2014 tarih ve 2013/115-2014/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “M.” markasının davalı adına tescilli olduğunu, davalının markasını kullanmadığını, müvekkilinin “M.” ve “M.” markaları altında üretim yaptığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markanın süt ve süt ürünleri ile meyve suyu ve içecekler üzerinde kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu markanın ayran ve meyve suyu emtiasında kullanıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2006/08887 tescil numaralı “M.” markasının ayran ve meyve suyu emtiası dışında kalan tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147 E – 2014/75 K sayılı kararıyla 556 sayılı KHK’nın 42/1-c bendi iptal edilmiş ise de, aynı KHK’nın 14. maddesi uyarınca markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; 556 Sayılı KHK’nın 14. maddesine uygun kullanımdan sözedilebilmesi için dava konusu markanın kapsadığı mallar üzerinde ciddi bir kullanım gerçekleştirildiğinin kanıtlanması gerekir. Bu hususta ispat yükü kendisinde olan davalı taraf 1 adet fatura, marka lisans sözleşmesi, bayilik sözleşmesi ve protokollere dayanmış ise de sunulan deliller dava konusu markanın ayran ve meyve suyu emtiası üstünde ciddi bir kullanımı bulunduğuna ilişkin yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği gibi, marka lisans sözleşmeleri bakımından da lisans alan tarafından markanın ciddi biçimde kullanıldığının kanıtlanması zorunlu olup bu hususlarda yeterli delil sunulmadığına göre, ayran ve meyve suyu emtiası bakımından da 556 Sayılı KHK’nın 14. maddesi uyarınca iptal kararı verilmesi gerekirken bu ürünlere ilişkin talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davaı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.