Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/17221 E. 2015/32412 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17221
KARAR NO : 2015/32412
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

Tebliğname No : 15 – 2011/403670

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/06/2011
NUMARASI : 2009/122, 2011/227
SANIK : V.. Y..
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Sanığın, TCK’nın 204/1, 62 (1 yıl 8 ay hapis) ve 158/1-f-son, 62 (2 yıl 6 ay hapis ve 11.666 TL adli para cezası) maddeleri tatbik alınarak verilen “mahkumiyet” hükümlerine yönelen temyiz itirazları incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalardaki anlatımlarında genel olarak; suça konu çek yaprağının ………… adlı eski müşterisinin, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle, kendisinin bulunmadığı zaman diliminde işyerine bırakılmış olduğunu ve aynı çekin (temyiz dilekçesi kapsamına göre) imza ve kaşesinin taklit edilerek mağdur ………………..verilmiş olduğunu savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi amacına yönelik olarak; suça konu çekte birinci ciranta görünen sanığın işletmecisi olduğu belirtilen ve kaşede ünvanı bildirilen işletmenin ticari sicil-vergi sicil kayıtlarının araştırılması, çek hesabı sahibi görünen Ulusoy…. Ltd ünvanlı şirket yetkilisinin belirlenip suça konu çek açısından beyanının tanık sıfatıyla alınması, sanığın 04.08.2006 tarihli anlatımında “…. …….. adlı kişinin Avcılar’daki dükkanını bildiğini” söylemesi hususu dikkate alınarak, bu adresin kesin surette tespit olunup mal (dükkan) sahibinin belirlenmesi ve suç tarihi döneminde orada Ramazan Dağlı adlı bir şahsın faaliyet gösterip göstermediğinin açıklığa kavuşturulması, iddianamede mağdur olarak gösterilen ikinci ciranta ……….. soruşturma evresindeki ifadesi ile yetinilmeyerek, çağrılıp iddia ve savunmalar doğrultusunda (sanığın da bulunduğu duruşmada) beyanının alınması, çekin sanık tarafından Sezai’ye verilip verilmediği, önceden doğmuş bir borç ilişkisinin olup olmadığı hususları üzerinde durulması,
03.08.2006 tarihli ekspertiz raporu yeterli görülmediğinden; çek yaprağı ön yüz üzerindeki imza-yazı-rakam incelemesinin yaptırılıp uzman bilirkişiden rapor alınması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma-kovuşturmayla yazılı biçimde hükümler kurulması,
Kabule göre de; “nitelikli dolandırıcılık” suç yönünden; suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli olmakla, haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktar nazara alınarak belirlenecek temel gün birim sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapılarak ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı TCK’nın 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, temel adli para cezasının haksız menfaat miktarının iki katı esas alınarak doğrudan belirlenmesi suretiyle sanığa fazla para cezası verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/12/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.