Danıştay Kararı 2. Daire 2020/419 E. 2022/2332 K. 27.04.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2020/419 E.  ,  2022/2332 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/419
Karar No : 2022/2332

DAVACI : …

DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :Dava, mühendis olarak görev yapan davacının, teknik uzmanlık sınavına katılma istemli başvurusunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Meslek Personeli Yönetmeliğinin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “5809 sayılı Kanunun yayımı tarihinde” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu yönetmeliğin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “5809 sayılı Kanunun yayımı tarihinde” ibaresinin 2813 sayılı Kanuna ve 5809 sayılı Kanuna aykırı olduğu aynı zamanda bu ibarenin Anayasanın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine de uygun olmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI: 2813 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan dava konusu Yönetmeliğin ve bu Yönetmelik uyarınca tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, bozma kararında yer alan gerekçelerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, 2813 sayılı Yasaya, 5809 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 9. maddede teknik ve idari uzmanlık kadrosuna atanmaya yönelik istisnai bir yöntem öngören düzenlemenin hukuki niteliğinin irdelenmesi gerekmektedir.
Kural olarak düzenleyici işlemler yürürlüğe girince uygulanmaya başlanır ve yürürlüğe girdikleri tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanırlar. Yasa, tüzük ve yönetmelik gibi hukuki metinlerde yer alan geçici maddeler kural olarak, bu hukuki metinlerin kapsamına girenlerin asıl maddelerle getirilen yeni hukuki durumlara geçiş sürecini (intibakını) düzenlemektedir. Bu bağlamda, yeni bir düzenleme yürürlüğe girinceye kadar geçecek süre içinde yapılacak işlem ve düzenlemeler ile daha önceki düzenlemelerden doğan hakların korunmasına ilişkin hususlar ve benzeri geçiş hükümleri geçici maddelerde yer almaktadır.
Düzenleyici işlemlerin önceki olaylara uygulanması, ancak istisnai durumlarda ve geçici maddelerde açıkça düzenlenmesi halinde mümkündür. Yeni yürürlüğe giren düzenleyici işlemlerde öngörülen şartların sağlanmasından söz edebilmek için düzenleyici işlem yürürlüğe girdikten sonra o şartın düzenleyici işlemlerde öngörüldüğü şekilde elde edilmesi ile mümkündür.
2813 sayılı Yasaya, 5809 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 9. maddede, davalı idarenin teşkilat yapısındaki değişiklik, uzman olarak atanma koşullarının yeniden belirlenmesi ve personel devri sonrasında, hali hazırda Kurum personeli olarak görev yapanların uzmanlığa atanması yönünden özel ve istisnai bir yol öngörüldüğü, Kanunda yer alan “Kurum personelinden” ifadesinden Kanunun yayım tarihinde Kurumda görev yapan personelin anlaşılması gerektiği, söz konusu geçici maddenin ileriye dönük şekilde genişletilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, anılan Kanunun geçici 9. maddesindeki düzenlemeye uygun olduğu anlaşılan dava konusu yönetmelik hükmü ve buna dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin 05/11/2014 günlü, E:2012/11749, K:2014/7465 sayılı dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2017 günlü, E:2015/2532, K:2017/2359 sayılı kararıyla bozulması üzerine, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine göre Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar hakkı tanınmadığından, anılan bozma kararına uyularak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
05/08/2011 tarihinde davalı idarede mühendis olarak göreve başlayan davacının, 05/11/2012 günlü dilekçesi ile Kurumca Bilgi ve Teknolojileri ve İletişim Kurumu Meslek Personeli Yönetmeliğinin Geçici 2. maddesi uyarınca yapılacak teknik uzmanlık sınavına katılma isteminde bulunduğu, isteminin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Meslek Personeli Yönetmeliğinin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenlemenin 5809 sayılı Kanun’un yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihte Kurumda görev yapan personele yönelik olduğu, davacının ise 5809 sayılı Kanunun yayım tarihinden sonra Kurumda göreve başlaması nedeniyle teknik uzmanlık sınavına giriş hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 17/12/2012 günlü işlemle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Beşinci Dairesinin 05/11/2014 günlü, E:2012/11749, K:2014/7465 sayılı kararıyla; 5809 sayılı Kanun ile 2813 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 9. maddenin 1. fıkrasında, 5809 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 10/11/2008 tarihi itibarıyla görev yapan veya sonra atanan personel yönünden ayrıma gidilmeksizin yürürlük tarihinden itibaren beş yıl süre ile aranan şartları taşıyan personelin teknik uzman kadrosuna atanabileceğinin düzenlendiği, bu durumda, 2813 sayılı Kanun’un Geçici 9. maddesine aykırı olarak 5809 sayılı Kanunun yayımı tarihinde Kurum kadrolarında bulunan personelin teknik uzman olarak atanabileceği yönünde sınırlama getiren dava konusu Yönetmelik hükmünün 1. fıkrasında yer alan “5809 sayılı Kanunun yayımı tarihinde Kurum kadrolarında bulunan” ibaresinde ve bu düzenleme uyarınca kurulan, davacının teknik uzmanlık sınavına katılma isteminin reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Anılan kararın, davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2017 günlü, E:2015/2532, K:2017/2359 sayılı kararıyla, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile düzenleyici işlemlerin önceki olaylara uygulanmasının, ancak istisnai durumlarda ve geçici maddelerde açıkça düzenlenmesi halinde mümkün olduğu, yeni yürürlüğe giren düzenleyici işlemlerde öngörülen şartların sağlanmasından söz edebilmek için düzenleyici işlem yürürlüğe girdikten sonra o şartın düzenleyici işlemlerde öngörüldüğü şekilde elde edilmesi ile mümkün olduğu, 2813 sayılı Kanuna, 5809 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 9. maddede, davalı idarenin teşkilat yapısındaki değişiklik, uzman olarak atanma koşullarının yeniden belirlenmesi ve personel devri sonrasında, hali hazırda Kurum personeli olarak görev yapanların uzmanlığa atanması yönünden özel ve istisnai bir yol öngörüldüğü, Kanunda yer alan “Kurum personelinden” ifadesinden Kanunun yayım tarihinde Kurumda görev yapan personelin anlaşılması gerektiği, söz konusu geçici maddenin ileriye dönük şekilde genişletilmesi olanaklı olmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava daireleri tarafından ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği belirtilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Daireleri kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği; 49. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştay İdari ve Vergi Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmış olup, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen bozulması halinde Danıştay dava dairelerine ısrar olanağı tanınmamıştır.
2813 sayılı Kanuna, 5809 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 9. maddede, davalı idarenin teşkilat yapısındaki değişiklik, uzman olarak atanma koşullarının yeniden belirlenmesi ve personel devri sonrasında, hali hazırda Kurum personeli olarak görev yapanların uzmanlığa atanması yönünden özel ve istisnai bir yol öngörüldüğü, Kanunda yer alan “Kurum personelinden” ifadesinden Kanunun yayım tarihinde Kurumda görev yapan personelin anlaşılması gerektiği, söz konusu geçici maddenin ileriye dönük şekilde genişletilmesinin olanaklı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, anılan Kanunun geçici 9. maddesindeki düzenlemeye uygun olduğu anlaşılan dava konusu Yönetmelik hükmü ve buna dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Dava ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Temyiz aşamasında davalı idare tarafından yapılan … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Karar düzletme aşamasında davacı tarafından yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
5. Artan posta ücretlerinin kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,
6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi