YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1282
KARAR NO : 2015/6440
KARAR TARİHİ : 06.05.2015
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/03/2014
NUMARASI : 2012/140-2014/49
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2012/140-2014/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ihraç ettiği malların B.’da bulunan alıcısına teslimi konusunda davalıyla anlaştıklarını, davalı ile yapılan anlaşmaya göre malların davacının talimatı olmadan alıcıya teslim edilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının sözleşmeye uymadığını, bu nedenle davacının mal bedelinin bir kısmını alıcıdan tahsil edemediğini ileri sürerek bakiye 6.721,55 TL alacağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının malları alıcısına eksiksiz olarak teslim ettiğini, taraflar arasında malın alıcının talimatı olmadan teslim edilmeyeceğine dair bir anlaşma bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ihraç ettiği malların Belçika’ya taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, taraflar arasında malların davacının talimatı olmadan teslim edilmeyeceğine dair yazılı bir sözleşme olmadığı, davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına e-mail yolu ile davacının talimatı olmadan malın teslim edilmeyeceğine dair yükleme talimatı gönderilmişse de bu belgede sadece davacının imzası bulunup davalının imzası bulunmadığından bu talimatın davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı taşıyıcının taşıma sözleşmesine aykırı davranması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı,yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre, davacının talimatı olmadan emtianın alıcısına teslim edilmemesi gerekirken davalının, davacının talimatı olmaksızın emtiayı alıcısına teslime ettiğini, bu nedenle alıcıdan mal bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş, davalı ise taraflar arasında bu yönde bir anlaşma olmadığını, malı alıcısına eksiksiz teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davacı, taraflar arasında davacının talimatı olmadan malın teslim edilmeyeceğine dair anlaşmanın bulunduğunun delili olarak, taraflar arasında geçen e-mail
yazışmalarını dosyaya sunmuş, davalı bu maillerin içeriğini inkar etmemekle birlikte, davalı şirket çalışanına gönderildiğini, bu kişinin şirket yetkilisi olmadığını, e-mail yazışmaları ile bu yönde bir sözleşme kurulmuş sayılamayacağını savunmuştur. Mahkemece de, taraflar arasında malların davacının talimatı olmadan teslim edilmeyeceği yönünde yazılı bir anlaşma olmadığı, davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına davacının talimatı olmadan malların teslim edilmeyeceğine dair yükleme talimatı gönderilmişse de bu talimatta davacının imzasının bulunup davalının imzası bulunmadığından davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, içeriği davalı tarafından inkar edilmeyen ve yine davacı şirket tarafından davalı şirket çalışanına gönderildiği davalı tarafından kabul edilen e-mail yazışmalarının incelenmesinde, davacı şirket çalışanının, davalı şirketin unvanını içerir kurumsal e-mail adresine, davacının talimatı olmadan malların teslim edilmeyeceğine dair yükleme talimatını gönderdiği, bu e-mailin hemen akabinde de davalı şirket çalışanının aynı e-mail adresi üzerinden davacı şirket çalışanına taşımaya ilişkin bilgileri gönderdiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirket çalışanına gönderildiği kabul edilen yükleme talimatında davalının imzasının bulunmadığı, bu nedenle talimatın davalı taşıyıcıyı bağlamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.