YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14524
KARAR NO : 2015/32575
KARAR TARİHİ : 23.12.2015
Tebliğname No : 15 – 2012/57790
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Antalya(Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/10/2010
NUMARASI : 2009/714, 2010/1116
SANIKLAR : F.. B.., Ü.. Ş..
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetlerine yönelik hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık Ü.. Ş.. hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 28.11.2011 tarihinde tebliğ olunan 25.10.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 04.08.2015 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık F.. B.. hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın oto kiralama işi yapan katılandan kiraladığı aracı, kira süresi dolmasına rağmen iade etmemesi, suça konu aracın sonrasında terk edilmiş şekilde bulunması şeklindeki eyleminin, katılan, şikayetçi beyanları, sanık savunmaları, araç kira sözleşmesi, zaptetme tutanağı, olay yeri inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile subut bulduğu ve güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108-152 sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.