Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/17215 E. 2015/32075 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17215
KARAR NO : 2015/32075
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

Tebliğname No : 15 – 2011/409311

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Antalya(Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/09/2011
NUMARASI : 2011/1321, 2011/772
SANIK : A.. S..
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Madeni yağ alım-satım işi ile iştigal ettiği belirtilen ve fakat dosya kapsamı itibariyle vergi mükellefiyet kaydına rastlanılmayan sanığın, 1.100 TL’lik madeni yağ satışı karşılığı kardeş olan şikayetçilerden aldığı, 29/12/2009 düzenleme, 29/01/2010 vade tarihli (borçlusu-şikayetçi Recep, kefili-şikayetçi Mehmet olan) bononun bedelini, şikayetçiler tarafından ibraz edilen 12.04.2010 tarihli belgeye göre (bonoyu onlara iade etmeksizin) tahsil ettiği halde, 20/11/2010 tarihinde vekili vasıtasıyla (asıl alacak miktarını 750 TL gösterip) Antalya 10. İcra Müdürlüğü’nün 25914 E sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu etmesi eyleminin “Bedelsiz senedi kullanma” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
1-Sanığın aşamalarda değişmeyen anlatımlarında; şikayetçilere mal satışından kaynaklanan alacağının vadeli olarak düzenlenen iki senede bağlandığını, ilk senedin vadesinden sonra ödendiğini, ödeme belgesini bu ilk senede istinaden düzenleyip verdiğini ve sonrasında senedi de onlara iade ettiğini, ikinci senetten kaynaklanan borcun kısmen ödendiğini, kalan miktarın ödenmemesi nedeniyle haklarında bonoya dayalı 750 TL’lik icra takibi başlatıldığını savunması ve katılanlar tarafından sunulan 12.04.2010 tarihli ödeme belgesinde “ödemenin icra takibine konu olan bonoya ait bulunduğuna ilişkin açıklık olmaması” karşısında; “ödeme belgesinin” takibe konulan bonoya ait olduğuna dair delillerin nelerden ibaret olduğu ortaya konulmadan, hangi beyanlara ne şekilde değer verildiği veya verilmediği hükmün gerekçe kısmında “denetime olanak verecek biçimde” gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Kabule göre de; a-İcra Müdürlüğünde tahsile konan bononun tek olması karşısında; yüklenen, suç oluşturabilecek eylemin de tek olacağı nazara alınmadan, senet borçlularının (şikayetçilerin) birden fazla olduğu gerekçesiyle sanık hakkında TCK’nın 43.maddesinin tatbiki,
b- Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.