YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5848
KARAR NO : 2015/23361
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/138494
MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2014
NUMARASI : 2011/459 (E) ve 2014/91 (K)
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kötü muamele
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında kötü muamele suçundan kurulan hükme yönelik ince- lemede;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahku- miyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gözetilmeden, beraati yerine ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK.nun 57. maddesi kapsamında güvenlik tedbirine karar verilmesi,
2- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Oluşa, dosya kapsamına ve dosyada mevcut ekspertiz raporuna göre; davaya konu gaz tabancasının atışına mani herhangi bir arızasının bulunmadığı, namlusu içerisinde namlu emniyet sacı ve piminin bulunmadığı, saçma tanesi vb. maddelerin geçebileceği kadar namlusunun iç kısmında açıklığın olduğu, bu nedenle saçma tanesi vb. maddeleri ihtiva eden özel nitelikteki fişekleri de istimal ettiğinin belirtilmesi, sanığın silahın kuru sıkı olduğunu iddia etmesi ve olayda tabanca ile birlikte ses-gaz fişeği kovanı ve ses fişeği ele geçmesi karşısında; davaya konu gaz tabancasının marka, model ve
üretim yılı tespit edilerek, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından marka, model ve üretim yılı itibariyle bu silahın mevcut haliyle üretilmesine izin verilip verilmediği sorulup, bu silahların üretim şeması getirtilip, üretim şemasının temin edilememesi halinde suça konu silahın gaz ayırıcı parçasının fotoğrafları, varsa faturası ve dosyadaki jandarma kriminal raporu eklenip üretici firmadan gaz ayırıcı parçanın mevcut şekli ile imal edilip edilmediği, izne uygun imalattan sonra gaz ayırıcı parça üzerinde mermi çekirdeği geçişine imkan verecek şekilde tadilat yapılıp yapılmadığı sorulup dosya kül halinde Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek silahın üretim izni verilen orjinal haline uygun şekilde bilye geçişine imkan verecek nitelikte gaz ayırıcı parçasının tadil edilip edilmediğine dair alınacak bir rapor ile 6136 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı hususu kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi, ayrıca “kuru-sıkı” olarak tabir edilen tabanca olduğunun anlaşılması halinde ise, yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında idari yaptırımı gerektireceği gözetilmeden, eksik araştırmayla yazılı biçimde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.10.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık T.. T.. hakkında, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etmek ve kötü muamele suçlarından 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c, 232/1. maddelerinden cezalandırılması için dava açılmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda sanığın akıl hastası olması nedeniyle CMK.nun 223/3-a. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, TCK.nun 57. maddesi uyarınca da koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı, süresi içerisinde sanık savunmanı tarafından temyiz edilmiştir.
İlamda belirtilen bozma gerekçelerinin dışında, sanığın akıl sağlığı ile ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerekçesiyle de bozulması gerekirken, sadece ilamda yazılı gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi yerinde değildir. Şöyle ki;
Sanık hakkında Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden yeşilkart için alınan 14.02.2011 tarih ve 3177 nolu raporda, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam algılayamayacağı, 5237 sayılı TCK.nun 32/1. maddesi kapsamında olduğunun belirtildiği anlaşılmakta ise de, CMK.nun 74. maddesi uyarınca sanığın gözlem altına alınmasına karar verilerek, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32 ve 57. maddelerinin tatbikinin gerekip gerekmeyeceği hususunda Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve 4. İhtisas Kurulundan rapor alındıktan sonra hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan yetersiz rapor ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçesiyle de kurulan hükmün bozulmasına karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 26.10.2015