Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/4830 E. 2015/3354 K. 29.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4830
KARAR NO : 2015/3354
KARAR TARİHİ : 29.06.2015

Tebliğname No : 7 – 2012/107459
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2012
NUMARASI : 2011/323 (E) ve 2012/61 (K)
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın işyerinde yapılan aramada katılan ve müştekinin hak sahibi olduğu suça konu eserlerin bulunması ve belirtilen şirketlerin hak sahipliği belgelerini ibraz ederek şikayette bulunmaları karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiile işlenmesi sebebiyle zincirleme suç kapsamında kaldığı gözetilmeden karar verilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas- 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğunun belirtilmesi, UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi’nin 06/10/2011 tarih, 2011/294 Esas- 2011/611 Karar sayılı karar ile verilip aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/2331 Esasında kayıtlı olan dava dosyasının mevcut olduğunun anlaşılması karşısında,
Anılan dosyanın incelenmesinde, suç ve iddianame tarihleri itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi 1. fıkrası son cümlesi de gözetilerek, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işlediğinin ve hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.