Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/37674 E. 2015/30111 K. 15.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/37674
KARAR NO : 2015/30111
KARAR TARİHİ : 15.10.2015

MAHKEMESİ . Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat…. ile davalılar vekili avukat ….ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı avukat olduğunu, davalı müvekkillerine ait taşınmazda imar tahdidi nedeniyle değerlendirme imkanı olmamasının hukuki el atma oluşturduğundan bedelinin tahsili için kamulaştırmasız elatma davası açmak üzere anlaştıklarını, bu davada belirlenen bedelin % 14 ve KDV sinin vekalet ücreti olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, davayı açtığını bilahare 972.000 TL olarak ıslah ettiğini, davalıların mahkemeye verdikleri dilekçe ile taşınmazı sattıklarını bildirerek davadan feragat ettiklerini ve öne çekilen duruşma günü 16.11.2012 tarihinde davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, bu durumun kendisine gönderilen 14.11.2012 günlü ihtarları ile karar aşamasına gelen davada taşınmazı 4.10.2012 tarihinde sattıklarını bildirdiklerini, oysa davalılar ile satış konusunda görüşme olmadığını, kendisinin bilgisi ve muvafakatı dışında hareket ettiklerini ileri sürerek dava değerinin % 14’ü ve KDV si ile karşı yan vekalet ücreti alacağı olarak toplam 208.000 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların avukatı olarak aralarındaki yazılı ücret sözleşmesi gereğince vekilliklerini üstlendiğini, kamulaştırmasız elatma davası açtığını, davanın karar aşamasına geldiği safhada bilgisi ve muvafakatı dışında taşınmazı satarak davadan feragat ettiklerini, bu suretle vekalet ücreti alacağının tahsilinin engellendiğini bildirerek sözleşme vekalet ücreti ile karşıyan vekalet ücretinin davalılardan tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalılar, satış konusunda davacıya bilgi verdiklerini ancak telefonlara davacının çıkmadığını, satıştan bilgisi olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece, davacı avukatın satıştan bilgisi olduğuna kanaat getirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Avukatlık ücret sözleşmesine konu taşınmazın dava sırasında davalılar tarafından satılarak davadan feragat edildiği hususları taraflar arasında tartışmalı değildir.Davacı avukatın avukatlık sözleşmesine konu taşınmaz hakkında kamulaştırmasız elatma davasını açıp yürüttüğü esnada taşınmaz satılmıştır. Bu aşamaya kadar davacı avukatın görevini yapmadığı, davayı iyi takip etmediği konusunda davalılar tarafından bir savunma getirilmemiştir. Davacı avukatın iradesi dışında davaya dayanak taşınmaz satılarak davadan feragat edilmekle, davaya devam ederek sonuçlandırma imkanı ortadan kaldırılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin üçüncü maddesinde de “ İş sahipleri, avukatın muvafakatını almadan dava/takip dışı bitirirse, sulh, arabuluculuk, feragat gibi yollarla avukatın muvafakatını almadan başvurursa; tek taraflı azlederse, bu iş için başka avukata vekaletname verirse, avukata sözleşmede belirlenen nisbi ücret ve masrafların tamamı peşinen ödenecektir.” yazılıdır. Sözleşmenin bu hükmü karşısında davacının talebinde haklı olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken usule aykırı olarak dinlenen tanık beyanları esas alınarak (Kaldı ki bu konuda açık bir tanık beyanı da bulunmamaktadır.) yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.