Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/13298 E. 2015/25329 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13298
KARAR NO : 2015/25329
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : Aksaray İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/01/2015
NUMARASI : 2014/301-2015/13

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından altı adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinin kesinleşmesinden sonra borçluların zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece, takip işlemleri arasında üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı bonoların tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK.’nun 688/6. maddesine göre bononun, kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için, tanzim yeri unsurunu ihtiva etmesi gereklidir. Aynı Kanun’un 689/son maddesine göre ise, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. H.G.K.’nun 02.10.1996 tarih ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tanzim yeri olarak idari birim adının yazılması yeterli ve zorunlu olup, ayrıca adres gösterilmesi mecburiyeti bulunmamaktadır. Somut olayda, takip dayanağı 5.000 TL bedelli, 20.12.2005 tanzim, 01.01.2006 vade tarihli bononun Keşide yerinin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda takibe konu senet kambiyo senedi vasfını taşımamakta olup, mahkemece bu senet yönünden verilen icranın geri bırakılması kararı doğru olmamıştır.
Yine 6762 sayılı TTK.’nun 688/6. maddesi gereğince bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün değildir. Somut olayda, takip dayanağı 2.400 TL bedelli, 15.04.2006 tanzim, 15.05.2006 vade tarihli bonoda Lehtarın bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda; takibe konu edilen senet kambiyo senedi vasfını taşımamakta olup, mahkemece bu senet yönünden verilen icranın geri bırakılması kararı doğru olmamıştır.
Öte yandan TTK.nun 690. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun’un 615/3. maddesi gereğince, bononun vade tarihinin, düzenlenme gününden muayyen bir müddet sonraya ait bulunması zorunludur. Somut olayda, takip dayanağı 2.200 TLbedelli, 01.06.2006 tanzim, 02.10.2005 vade tarihli bonoda vade tarihinin tanzim tarihinden önce olduğu görülmektedir. Bu durumda; takibe konu edilen senet kambiyo senedi vasfını taşımamakta olup, mahkemece bu senet yönünden verilen icranın geri bırakılması kararı da doğru olmamıştır.
Dolayısıyla, yukarıda açıklanan nedenlerle takibe dayanak yapılan;
1) 5.000 TL bedelli, 20.12.2005 tanzim, 01.01.2006 vade tarihli,
2) 2.400 TL bedelli, 15.04.2006 tanzim, 15.05.2006 vade tarihli ve
3) 2.200 TL bedelli, 01.06.2006 tanzim, 02.10.2005 vade tarihli
belgelerin bono niteliği yoktur. Adi senet hükmünde bulunan bu belgeler, 6098 sayılı TBK.’nun 146. maddesinde (mülga 818 sayılı BK.’nun 125. maddesi) düzenlenen on yıllık zamanaşımına tâbi olup; sözkonusu senetlerdeki alacaklarla ile ilgili olarak on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere takibe dayanak üç adet belge yönünden on yıllık zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilerek zamanaşımı şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup mahkeme kararının iş bu üç adet belgeye hasren bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.