Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2015/2747 E. 2015/23426 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2747
KARAR NO : 2015/23426
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

Tebliğname No : 8 – 2014/104707
MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2014
NUMARASI : 2013/436 (E) ve 2014/16 (K)
SUÇ : 5464 sayılı Yasaya aykırılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve özel belgede sahtecilik

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:

I- Sahte banka veya kredi kartı üretme, kabul etme ve sahte oluşturulmaya çalışılan ve sahte oluşturulmuş banka veya kredi kartı ile ATM cihazından para çekme ya da alış veriş yapma eylemlerinin mağduru, sahte olarak oluşturulmaya çalışılan, oluş- turulan kredi ya da banka kartıyla ilişkilendirilen banka veya finans kuruluşu olması nedeniyle, kartı çıkaran banka sayısınca ve aynı bankaya ait birden fazla kopyalanmış kart kullanılması halinde ise eylemin ulaştığı aşamaya göre kendi içerisinde zincirleme şekilde 5464 sayılı Yasanın 37/2, 43, TCK.nun 245/2., 43 ve 245/3., 43 madde ve fıkralarında düzenlenen suçların oluşacağı cihetle, UYAP kayıtları, dosya kapsamı ve iddianame içeriğinden, sanıklar hakkında benzer eylemlerle ilgili olarak başka davaların bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında Yapı ve Kredi Bankası A.Ş’ye ait

sahte oluşturulmaya çalışılan veya sahte üretilmiş kartlarla ilgili başka kamu davası açılıp açılmadığı tespit edilerek, açılmış dava veya davaların bulunması halinde mümkünse dosyaların birleştirilmesi, mümkün olmadığında bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içerisine konularak tüm delillerin birlikte incelenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı biçimde hükümler kurulması,

II- Kabul ve uygulamaya göre de;

1- Suça konu kartların sayısı, kullanım zamanları ile harcanan miktar dikkate alınarak sahte üretilmiş banka veya kredi kartının kullanılması suçundan kurulan hükümlerde temel cezada TCK.nun 3 ve 61/1. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzak- laşılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,

3- Sanık İ.. D.. hakkında kurulan hükümde, hapis cezası yanında tayin edilen adli para cezasından TCK.nun 62. maddesi uyarınca indirim yapılması sırasında 1 yerine 2 birim gün sayısı belirlenmek suretiyle neticeten yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,

Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 26.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.