YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3415
KARAR NO : 2015/27020
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/91860
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06.03.2015 gün ve 2015-5483/16837 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.03.2015 gün ve KYB 2015/91860 sayılı ihbarnamesi ile;
Mühür bozma suçundan sanık A.. Y..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/01/2015 tarihli ve 2014/222 esas, 2015/9 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/05/2014 tarihli iddianamede, sanığın sadece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması için kamu davası açılmasına rağmen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan aynı Kanun’un 203/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.05.2014 tarih, 2013/30284 soruşturma, 2014/4364 sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında, borcundan dolayı kesilen suyu, sayacı sökmek ve direk bağlantı yaparak kullanmaya devam ettiğinden bahisle karşılıksız yararlanma suçundan kamu davası açılmasına rağmen, mahkemenin 13.01.2015 tarihli hükmüyle sanığın, mühür bozma suçundan kesin olarak 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yokluklarında verilen hüküm taraflara tebliğ edilmediği gibi, Cumhuriyet Savcısı’nın 02.02.2015 tarihinde temyiz süresi içerisinde yaptığı kanun yararına bozma talebinin de suç vasfına yönelik olduğu anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 4.10.1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıkladığı üzere tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay’ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması karşısında, Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 gün ve 2014/222 esas, 2015/9 sayılı kararı henüz kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, hükmün taraflara usulünce tebliği için gereğinin mahkemesince ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 11.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.