Danıştay Kararı 10. Daire 2020/3098 E. 2022/2397 K. 26.04.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/3098 E.  ,  2022/2397 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3098
Karar No : 2022/2397

DAVACI : … Mad. İnş. San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLLERİ : …
DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından, Irak’a ihraç edilen ponza taşının karayoluyla Irak’a ihracatının yasaklanmasına ilişkin tüm İhracatçı Birliklerine, Gümrük Müsteşarlığına ve Şırnak Valiliğine hitaben tesis edilen Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI_ : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, ponza taşının diğer ülkelere ihracı ve Irak’a demiryolu ile ihracı yasak değil iken Irak’a karayolu ile ihracının yasaklanmasının eşitliğe aykırı olduğu, Irak’tan ucuz motorin getirilmesinin önüne geçmek için ponza taşının ihracının yasaklanmasının adil olmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI_ : Davalı idare tarafından, ponza taşının ihraç edilmesindeki asıl amacın, ihracat olmayıp dönüşte taşıt depolarında ucuz mazot getirilmesi olduğu, ponza taşının ekonomik değerinin çok düşük olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı şirket tarafından da üretilerek Irak’a ihraç edilen ponza taşının karayoluyla Irak’a ihracatının yasaklanmasına ilişkin tüm İhracatçı birliklerine , Gümrük Müsteşarlığına ve Şırnak Valiliğine hitaben tesis edilen Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 172. maddesinde;Türkiye ile komşu ülkeler arasında coğrafî durum ve bölge ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yapılacak sınır ticaretinin kapsamını belirlemeye, sınır ticareti yapılacak sınır ticaret merkezlerinin kurulmasına ve buralardan yapılacak ihracat ve ithalatın usul ve esaslarını belirlemeye veya sınır ticareti yoluyla serbest dolaşıma girecek eşyadan alınacak vergileri göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen azamî hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya Bakanlar Kurulu’nun yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda anılan Yasa maddesine dayanılarak, Ülkemizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafi bölgelerine kara sınırı bulunan komşu ülkeler ile sınır ticareti kapsamında yapılacak ihracat ve ithalata ilişkin kuralları belirlemek amacıyla alınan ve 16.5.2009 tarih ve 27230 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2008-14451 sayılı Bakanlar Kurulunun Kararının 21. maddesinde; bu kararda yer verilen hususlara ilişkin talimatlar vermeye, sınır ticareti yoluyla yapılacak ithalat ve ihracatın her aşamasında gerekli görülecek düzenlemeleri yapmaya ve önlemler almaya, ürün politikaları dikkate alınarak gerektiğinde ürün ve ülke bazında ithalatı ve ihracatı sınırlandırmaya veya durdurmaya Dış Ticaret Müsteşarlığının yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda ,Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından değeri navlun bedelinden daha düşük olan ponza taşının Irak’a ihracının yasaklanmasının dönüşte taşıt depolarında ucuz motorin getirilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, Dış Ticaret Müsteşarlığı ,sınır ticareti yoluyla yapılacak ihracat işlemlerine yönelik gerekli önlemleri almak için ihracatı sınırlandırmaya ve bu konuda düzenlemeler yapmaya yetkili ise de; yasaklama kararının idari bir önlem olduğu gözönüne alındığında söz konusu yasaklama kararında ölçülülük ilkesi dikkate alınarak amacı Iraktan dönüşte ucuz motorin getirmek değil yalnızca ponza taşı ihracatı yapmak olanların ihracatını engelleyici şekilde olmamalıdır.
Bu nedenle , davalı idare tarafından Irak’tan dönüşte ucuz motorin getirilmesinin engellenmesine yönelik ihracatı tamamen engellemeyecek şekilde başka idari tedbirler alınması gerekirken, karayolu ile ponza taşı ihracatının tamemen yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde ölçülülük ilkesine ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, davanın reddi yolundaki Dairemizin 27/10/2015 tarih ve E:2011/739, K:2015/4633 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/02/2019 tarih ve E:2016/1998, K:2019/444 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, davacı şirket tarafından, Irak’a ihraç edilen ponza taşının karayoluyla Irak’a ihracatının yasaklanmasına ilişkin tüm İhracatçı Birliklerine, Gümrük Müsteşarlığına ve Şırnak Valiliğine hitaben tesis edilen Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dairemizin 27/10/2015 tarih ve E:2011/739, K:2015/4633 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından, davacının temyiz istemi kabul edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Anılan kararın düzeltilmesi istemi de aynı Kurulun 27/12/2019 tarih ve E:2019/3040, K:2019/7064 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu itibarla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 172. maddesinde, Türkiye ile komşu ülkeler arasında coğrafi durum ve bölge ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yapılacak sınır ticaretinin kapsamını belirlemeye, sınır ticareti yapılacak sınır ticaret merkezlerinin kurulmasına ve buralardan yapılacak ihracat ve ithalatın usul ve esaslarını belirlemeye veya sınır ticareti yoluyla serbest dolaşıma girecek eşyadan alınacak vergileri göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen azami hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya Bakanlar Kurulu’nun yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.
Yukarıda anılan Kanun maddesine dayanılarak, ülkemizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafi bölgelerine kara sınırı bulunan komşu ülkeler ile sınır ticareti kapsamında yapılacak ihracat ve ithalata ilişkin kuralları belirlemek amacıyla alınan ve 16/05/2009 tarih ve 27230 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2008/14451 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 21. maddesinde de, bu kararda yer verilen hususlara ilişkin talimatlar vermeye, sınır ticareti yoluyla yapılacak ithalat ve ihracatın her aşamasında gerekli görülecek
düzenlemeleri yapmaya ve önlemler almaya, ürün politikaları dikkate alınarak gerektiğinde ürün ve ülke bazında ithalatı ve ihracatı sınırlandırmaya veya durdurmaya Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın yetkili olduğu belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın sınır ticareti kapsamında ürün ve ülke bazında ithalatı ve ihracatı sınırlandırma veya durdurma yetkisi bulunmaktadır. Ancak, bu yetki kullanılırken, amaç ve araç arasında makul bir ilişkinin varlığını, diğer bir anlatımla, getirilen yasakla korunmak istenen yarar arasında hakkaniyete uygun bir dengenin kurulması gerektiğini ifade eden ölçülülük ilkesinin dikkate alınması hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, Dış Ticaret Müsteşarlığı, mevzuat uyarınca sahip olduğu yetkiyi kullanarak, değeri navlun bedelinden daha düşük olduğu belirtilen ponza taşının ihraç edilmek istenmesindeki asıl amacın dönüşte taşıt depolarında ucuz motorin getirilmesi olduğundan bahisle ponza taşının Irak’a ihracını yasaklamıştır.
Dava konusu işlem, Irak’tan dönüşte taşıt depolarında kaçak ucuz motorin getirilmesinin engellenmesi amacıyla yapılmış olmakla birlikte; gerçek amacı yalnızca ponza taşı ihracatı yapmak olanların da ihracat yapmalarını engelleyecektir.
Davalı idarece, öngörülen sakıncanın bertaraf edilebilmesi için, bu amaca uygun, ölçülü araçlar kullanılması gerekirken, karayolu ile ponza taşı ihracatınının tamamen yasaklanmasında ölçülülük ilkesine ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.