Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1214 E. 2015/6255 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1214
KARAR NO : 2015/6255
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2009/33-2013/186

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/09/2013 tarih ve 2009/33-2013/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2006/3537 sayılı “B. D.+ ŞEKİL” ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin 2001/3632 sayılı “.” ibareli tescilli markasına dayanarak müvekkili adına tescilli markanın kullanılmamasını isteyen ihtarname gönderdiğini, ancak davalı adına tescilli markanın ayırdediciliğinin bulunmadığını, bahçe malzemeleri konusunda fuar düzenleyip faaliyet gösteren davalının “B.” ibareli markayı adına tescil ettiremeyeceğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2001/3632 sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin fuar organizasyonları yaptığını, “B.” kelimesinin ayırdediciliğinin bulunduğunu, kullanımla da ayırdedicilik kazandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, 2001/3632 sayılı “B.” ibareli markanın 35 ve 41. sınıflarda müvekkili adına tescil edildiğini, davalının ise aynı sınıflarda 2006/3537 sayılı “B. D.+ ŞEKİL” ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, bu hususun iltibasa sebep verdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2006/3537 sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, iltibas iddiasının doğru olmadığını, müvekkili markasının farklı bir tasarım ve kompozisyon taşıdığını, “B. D.” ibaresinin yanında şekil ve ek ibarelerin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, “B.” ibaresinin tasviri işaretlerden sayıldığı, ancak asıl davada davalının markaya kullanımla ayırtedicilik kazandırdığı, birleşen davada ise davacı markasının ayırt ediciliği zayıf marka olması nedeniyle dava konusu markalar bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, şağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.