Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/2667 E. 2015/9949 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2667
KARAR NO : 2015/9949
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ : Çarşamba Kadastro Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2014/120-2014/170

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Samsun ili, Ayvacık ilçesi, K.. köyü 101 ada 5 parsel sayılı 14.509,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı, dava konusu taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunu ancak Orman Yönetimi adına tesbitin yapıldığını, yapılan belirleme ve uygulamanın iptali ile taşınmazın kendi kullanımında olduğunun tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaza ilişkin tesbit tutanağının 20/11/2006 tarihinde ilâna çıkartılarak 21/12/2006 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden Kadastro Kanununun 25. maddesi gereğince davada Çarşamba Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usûlden reddine karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 25.02.2014 tarih ve 2013/10296 Esas, 2014/2401 karar sayılı ilâmı ile “Davacı N.. Y.., 21.11.2012 havale tarihli dilekçesinde çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uygulaması yapıldığı, dava konusu taşınmazın kendi kullanımında tarım arazisi olduğu iddiasıyla yörede 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasının askı ilânı olan 23.10.2012 tarihinden itibaren bir aylık ilân süresi içinde dava açtığı anlaşılmakta olup mahkemece her ne kadar dava konusu edilen taşınmazın 101 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olup, yapılan kadastro tesbitinin 21.12.2006 tarihinde kesinleştiği kabul edilerek görevsizlik kararı verilmişse de, eldeki davanın bu parselin tapusunun iptaline yönelik olmayıp ilân süresi içinde açılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraza ilişkin olduğu anlaşılmakla, mahkemece, tarafların delilleri toplanıp işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu gibi görevsizlik kararı verilmiş olması usûl ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilâmına uyulmuş ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ilân süresi içinde açılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesine göre yapılıp 21.12.2006 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, 26.04.2007 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu ve 23.10.2012 tarihinde askıya çıkarılan 2/B uygulaması çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacının, idareyi 2/B işlemi yapmak konusunda zorlayıcı nitelikte böyle bir dava açmakta hukuki yararı ve dolayısıyla
aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulmuş olmasına göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, kararın gerekçe kısmında davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm fıkrasında, bu hususa değinilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının birinci paragrafının “1- Davacı tarafından açılan davanın hukukî yarar yokluğu ve aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine” şeklinde düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 22/10/2015 günü oy birliği ile karar verildi.