YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15415
KARAR NO : 2015/6399
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2010/41-2013/25
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2013 tarih ve 2010/41-2013/25. sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı şirket yetkilisi F. A. davacı şirket vekili Av. Ö. N., davalılardan T. Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. vekili Av. B. G. davalılardan B. A.Ş. vekili Av. T.. T.. ve davalılardan A. Bilişim Hizmetleri A.Ş. vekili Av. M. A.K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket yetkilisi F. A.’in Bilgisayar Mühendisi olduğunu, 2005 Mart ayında A. Şirketi’ni kurduğunu ve Kültür Bakanlığı nezdinde İEE/BP-VT tescil numarası ile kayıtla A. programının sahibi olduğunu, karşılaştırmalı teklif sunabilen sigorta aracılık programı olan söz konusu programın 01/05/2005 tarihinde oluşturulduğunu, dolayısıyla bu tarihin müvekkilinin hak sahipliği tarihi olduğunu, müvekkilinin davalılardan T. Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. ile 01/04/2005 tarihinde sözleşme yaparak davalının sistemine söz konusu programı kurduğunu, 31/12/2009 tarihine kadar da sözleşmenin sürekli olarak yenilenmesi suretiyle davalının programdan faydalanmasının sağlandığını ve bu bağlamda davalıya yazılım geliştirme, bakım ve destek hizmeti sağlandığını, söz konusu programı kullananların rakiplerine göre çok büyük avantaj ve rekabet üstünlüğü sağladığını, müvekkili ile davalı arasındaki hizmet ve bakım sözleşmeleri devam etmekteyken, 2008 yılı başında davalının hazırladığı bir sözleşme ile yazılımın hak sahipliğini almak istediğini, mali hakların devri konusunda anlaşma sağlanamayınca, bir yandan kısa süreli anlaşmalarla programın kullanımı sağlanırken, bir yandan da programın taklidi mahiyetinde, aynı yöntemle işlevi gerçekleştiren bir programı diğer davalı A. Bilişim Hizmetleri A.Ş’ye yazdırdığını, bunun üzerine İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2009/41 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, söz konusu dosyada alınan bilirkişi raporu ile, A. programının hak sahibinin davacı olduğunun ve bu programın davalılar tarafından işlenerek dağıtıldığının belirlendiğini ve böylelikle müvekkilinin FSEK’den kaynaklanan haklarının ihlal edildiğinin ortaya koyulmuş olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, tecavüzün ref’ini ve ortadan kaldırılmasını, FSEK’nın 68 maddesi uyarınca hesap edilecek tecavüz süresince talep edilebilecek lisans bedelinin 3 katı oranında tazminata hükmedilmesini, bu bedelin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’sinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen ticari avans faiziyle birlikte tahsilini, 20.000,00 TL. manevi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsilini ve davalılar tarafından elde edilen kardan şimdilik 30.000,00 TL’sinin, davalılardan ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı HSBC Bank A.Ş. vekili, T. Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. ile aralarında imzalanmış olan tali acente sözleşmesi hükümlerine göre, gerekli altyapının hazırlanması sorumluluğu ve sigortacılık ile ilgili tüm sorunların çözülmesinden T. Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş’nin sorumlu olacağını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, Beyoğlu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/8 D.İş sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunda her iki programın da bir birinden eser unsurları açısından farklı olduğunun belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı A. Bilişim Hizmetleri A.Ş. vekili, diğer davalı T. Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. ile imzalanan 05/09/2008 tarihli sözleşme uyarınca tüm hakları diğer davalıya ait olan yazılım geliştirme hizmeti verildiğini, sözleşme imzalandıktan sonra dört ay süren bir çalışma sonucu ortaya çıkan proje planı ile yazılımın hazırlandığını, davacının iddia ettiği gibi programın kopyalanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı E. T. A.Ş, davacının hak sahibi olduğu ya da işleme yolu ile elde edildiği iddia edilen yazılımın hiçbir şekilde sistemlerinde bulunmadığını, diğer davalı T. Sigorta Aracılık A.Ş. sistemlerine online erişim ile kullanıldığını ve bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı T. Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. vekili, süreç içerisinde müvekkili şirketin daimi çalışanlarından bir ekibin daimi olarak projenin içinde bulunduklarını, davacı şirketin elinde bulunan bir yazılımı getirip müvekkili şirkete kurması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, tüm yazılımın müvekkili şirket çalışanlarının talep ve yönlendirmelerine göre hazırlandığını, web tabanlı uygulamanın ekran tasarımlarının müvekkilleri tarafından üçüncü firmalara yaptırılarak, davacı tarafından yazılıma entegre edildiğini, davacıya 2005 yılından bugüne kadar yazılım geliştirme ve bakımı için yaklaşık olarak 1 Milyon TL ödeme yapıldığını, 2008 Ocak ayında başka bir yazılım firmasına daha güçlü bir alt yapıya sahip bir program yazdırmak için davacı ile devam etmeme kararı aldıklarını, geliştirme aşamasındaki katkıları ve taraflar arasındaki sözleşmelere göre tüm mali hakları müvekkiline ait olan “S-P.” yazılımının üzerinde davacı tarafından ufak bir takım değişiklikler yapılarak A. adı ile kullanılmaya ve dava dışı kurumlara hazarlanmaya başlandığını, müvekkili tarafından hazırlatılan yazılımının tamamen bağımsız olması nedeniyle FSEK tarafından korunduğunu, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği Acerinsurance yazılımının esasen müvekkillerine ait S-P.yazılımının kopyası olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hak sahibi olduğu A. yazılımının FSEK kapsamında bilgisayar programı eseri niteliğinde olduğu sabit ise de, yapılan incelemelerde ve özellikle ikinci bilirkişi heyetince düzenlenen raporda açıkça belirtildiği üzere, davalı T. Sigortacılık Hizmetleri tarafından diğer davalı A. Bilişim Hizmetleri A.Ş’ye yaptırılan ve diğer davalılar tarafından da kullanıldığı anlaşılan S-P. yazılımının, davacının yazılımının veri ve sunum şeklinde, davalı yan yazılımının ise veri, iş ve sunum şeklinde bir yapıyla yazıldığı gibi kaynak kodlarının da farklı olduğu yönündeki mütalaa ve yine yazılımların menüler ve ekran içerikleri yani arayüzlerle ilgili davacı tarafça dahi açıklanan farklılık nazara alındığında, tüm dosya kapsamı da topluca değerlendirildiğinde S-P. adlı davalı taraf yazılımını A. adlı yazılımına tecavüz teşkil edecek derecede bir benzerliğinin bulunmadığı, dolayısıyla davanın sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılardan T. Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş, B. A.Ş. ve A. Bilişim Hizmetleri A.Ş’ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.