YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15374
KARAR NO : 2015/10828
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ : Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/06/2014
NUMARASI : 2012/295-2014/339
Davacı G.. K.. vekili Avukat Murteza tarafından, davalı H.. K.. aleyhine 15/06/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından ve duruşmalı olarak incelenmesi de davalı tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/10/2015 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
a) Dava, haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayda; olayın gelişimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir olunan manevi tazminat miktarı fazladır. Davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdiri için kararın bozulması gerekmiştir.
b) Mahkemece, davacının Esenler Esnaf ve Sanatkarları Kredi ve Kefalet Kooperatifi’yle olan vekalet ilişkisinin davalının baskısı ve şikayetleri nedeniyle 2010 yılı itibariyle sonlandırıldığı, bu kadar yoğun ve mükerrer ağır şikayetlere maruz kalan birinin psikolojisinin bozulması, işini gereği gibi yapamamasının da söz konusu olduğu, kaldı ki davalının aynı isnatları davacının işyerinin bulunduğu Esenler yöresinde de dile getirmesi, insanlar üzerinde baskı kurması nedeniyle de güven ilişkisine dayalı olarak kurulan vekalet ilişkisi yönünden davacı avukatın zarara uğrayacağı, zararın tam tespit edilemediği gerekçesi ile TBK’nın 50/2. fıkrası gereğince davacı yararına 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Mahkemece TBK’nın 50/2. maddesince değerlendirme yapılarak maddi tazminata hükmedilmesi doğru ise de, davacının Esenler Esnaf ve Sanatkarları Kredi ve Kefalet Kooperatifi’yle olan vekalet ilişkisinin davalının baskısı ve şikayetleri nedeniyle sonladığı konusunda dosyada bir bilgi ya da belge yoktur, bu yöndeki iddia ispat edilememiştir, bu nedenle hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı fazladır. Davacı yararına daha alt düzeyde maddi tazminata hükmedilmesi için de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.