Danıştay Kararı 12. Daire 2022/114 E. 2022/2366 K. 25.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/114 E.  ,  2022/2366 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/114
Karar No : 2022/2366

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdari Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 23/05/2007 tarihinde başka bir uzman çavuşun silahının ateş alması sonucunda yaralandığından bahisle vazife malulü kabul edilerek tarafına aylık bağlanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla reddi üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvuru sonucunda verilen kabul edilemezlik kararı nedeniyle yargılamanın yenilenerek anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı vazife malullüğü aylıklarının ve emekli ikramiyesinin hak ediş tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdari Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (27/03/2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren) geçici 9. maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluştuğundan bahisle, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, yeniden yapılan yargılamada; davacının vazifesini yapamayacak şekilde malul hale geldiği konusunda tereddüt bulunmamakla birlikte, söz konusu maluliyete neden olan yaralanmanın davacının vazifesinin sebep ve tesiriyle meydana gelmediği aksine, anılan maluliyetin aynı birlikte görevli bir diğer uzman çavuşun taksirli fiili sonucu meydana geldiği anlaşıldığından, davacının vazife malulü kabul edilerek 5434 sayılı Kanun’un vazife malullüğüne ilişkin hükümleri uyarınca tarafına vazife malullüğü aylığı bağlanması ve hak ediş tarihinden itibaren yoksun kaldığı vazife malullüğü aylıklarının ve emekli ikramiyesinin hak ediş tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 5434 sayılı Kanunun 46. ve 48. maddelerinde vazife malülü sayılamayacak hallerin tek tek sayıldığı, somut olayda bunların hiçbirinin bulunmadığı, benzer bir durumda Askeri Yüksek İdare Mahkemesince verilen kararda davacının vazife malülü sayılarak aylık bağlanması durumunda Mahkemece “Karar verilmesine Yer Olmadığına” kararı verildiği, bir başka benzer davada ise Bölge İdare Mahkemesince vazife malülü yönünde karar verdiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Maluliyetine karar verilen ve malulen emekliye sevk edilen davacının durumunun vazife malullüğü yönünden incelenebilmesi için gerekli olan ve daha önce iki kez istenilen askeri mahkeme kararının gönderilmemesi nedeniyle vazife malullüğü yönünden inceleme yapılamadığı, bu itibarla davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacının, … Zh. Tug. Tow. Bl. K.lığı emrinde piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 23/05/2007 tarihinde karargah binasında uzman erbaş soyunma odasında, sabah mesaiye başlamak amacıyla kıyafetini değiştirdiği sırada, aynı yerde görevli piyade uzman çavuşun tarafına ait …-… marka silahına başka bir merminin uyup uymadığını denemek maksadıyla 1 adet 9 mm.lik mermiyi eliyle namlu ucuna yerleştirdiği ve akabinde kurma kolunu ittirmesi ile silahın ateş aldığı, silahtan çıkan merminin olay yerinde bulunan davacının sağ dizinin 5 cm üzerine isabet ederek yaralanmasına sebebiyet verdiği, akabinde yapılan tedavi ve muayene işlemleri sonucunda davacı hakkında İstanbul GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesince düzenlenen … tarih ve … sayılı sağlık kurulu raporunda, “G57.0 Siyatik Sinir Lezyonu/Z95.31 Periferik Arter Otojen Greft By-pass operasyonlusu” teşhisiyle “11/D/F1/43/B/F3 TSK’da görev yapamaz” kararı verilmesi üzerine 26/05/2008 tarihinde davacının uzman erbaşlık sözleşmesi feshedildikten sonra adi malul olarak emekliye sevk edildiği, devamında, davacı tarafından, görevinin neden ve etkisiyle yaralandığından bahisle vazife malulü kabul edilerek 5434 sayılı Kanun’un vazife malullüğüne ilişkin hükümleri uyarınca tarafına vazife malullüğü aylığı bağlanması ve yoksun kaldığı vazife malullüğü aylıklarının ve emekli ikramiyesinin, hak ediş tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddedildiği, söz konusu zımni ret işleminin iptali istemiyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına karşı açılan davanın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunulduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verildiği, bunun üzerine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun geçici 9. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi ve dava konusu işlemin iptali ile hak ediş tarihinden itibaren yoksun kaldığı vazife malullüğü aylıklarının ve emekli ikramiyesinin hak ediş tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (27/03/2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren) geçici 9. maddesinde; ”Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, kaldırılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin tarafsız ve bağımsız olmadığı iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvuru derdest olanlar, bu tarihten itibaren üç ay içinde Ankara idare mahkemelerinden yargılamanın yenilenmesini isteyebilirler. Bu süre içinde istemde bulunmayanlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince münhasıran iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle verilen kabul edilemezlik kararının kendilerine tebliğinden itibaren üç ay içinde de istemde bulunabilirler. Süresinde istemde bulunulması halinde yargılama yeniden yapılarak karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 44. maddesinde; her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malûl denileceği ve haklarında bu Kanun’un malûllüğe ait hükümlerinin uygulanacağı; 45. maddesinde; malûllüğün, a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması, … c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olması (maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla) halinde buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denileceği kurala bağlanmış; 48. maddesinde; “Vazife malullükleri: a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan; b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan; c) Yasak fiilleri yapmaktan; ç) İntihara teşebbüsten; d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından; doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında (adi malullük) hükümleri uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 44., 45. ve 48. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacının vazife malûlü kabul edilerek hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanabilmesi için, vazifesini yapamayacak şekilde malul olması ve bu maluliyetin vazifenin sebep ve tesiriyle meydana gelmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmekte olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının vazifesini yapamayacak şekilde malul hale geldiği konusunda tereddüt bulunmamaktır. Söz konusu maluliyete neden olan yaralanmanın davacının vazifesinin sebep ve tesiriyle meydana gelip gelmediği hususu değerlendirildiğinde ise; davacının karargah binasında uzman erbaş soyunma odasında, sabah mesaiye başlamak amacıyla kıyafetini değiştirdiği sırada, aynı yerde görevli piyade uzman çavuşun tarafına ait Yavuz-Regzel marka silahına başka bir merminin uyup uymadığını denemek maksadıyla 1 adet 9 mm.lik mermiyi eliyle namlu ucuna yerleştirdiği ve akabinde kurma kolunu ittirmesi ile silahın ateş aldığı, silahtan çıkan merminin olay yerinde bulunan davacının sağ dizinin 5 cm üzerine isabet ederek yaralandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının uzman çavuş olarak görevli olduğu karargah binası içerisinde, askeri mahalle ve askeri hizmete hazırlık aşamasında ve aynı yerde görevli bir başka asker şahıs tarafından, görevine uygun olarak kendisine tahsis edilmiş olan silahtan çıkan mermi nedeniyle kaza sonucunda malul olduğu, malulüyetine neden olan olayın iş yerinde ve görevin bir parçası sayılabilecek göreve hazırlık esnasında meydana geldiği, hal böyle olunca, görev ile malulüyeti doğuran olay arasında nedensellik bağının bulunmadığından söz edilemeyeceği, diğer bir ifadeyle olayın askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulü gerektiği sonucuna varıldığından, davacıya 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun vazife malullüğüne ilişkin hükümleri uyarınca aylık bağlanması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, davanın reddine ilişkin temyize konu … İdari Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.