Danıştay Kararı 12. Daire 2021/6070 E. 2022/2389 K. 25.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6070 E.  ,  2022/2389 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6070
Karar No : 2022/2389

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … A.Ş.’de 16/06/2003 – 04/10/2005 tarihleri arasında genel müdür yardımcısı olarak görev yapan ve 3000 ek gösterge üzerinden emekliye ayrılması üzerine 15/03/2012 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanan davacının, emekli aylıklarının 3600 ek gösterge, 3000 makam tazminatı ve 9000 görev tazminatı uygulanmak suretiyle yükseltilmesine yönelik 18/01/2012 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kalınan ikramiye farkları ve aylık farklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların idareye başvuru tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle ödenmesi yolundaki kararın; Danıştay Onikinci Dairesinin 05/12/2019 tarih ve E:2018/4987, K.2019/9762 sayılı kararı ile ek göstergeye ilişkin kısmının onanması, makam ve görev tazminatına ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle; davacının sözleşmeli statüde görev yaptığı ve bu nedenle aylıklarını personel kanunlarına göre almayan iştirakçiler kapsamında bulunduğu, genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığı konusunda tereddüt bulunmamakla birlikte, kuruluşun özelleştirme programına alındığı 05/02/2001 tarihi itibarıyla mevcut olan kadro ve pozisyonlar dışında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye tâbi kadro ve pozisyon ihdasının mümkün olmadığı, bir başka ifadeyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kanuni sınırları aşılmak suretiyle ihdas edilen söz konusu kadronun makam tazminatı ödenmesini gerektiren bir kadro olmadığı, 5434 sayılı Kanun’un Ek 67. maddesi uyarınca eşitleme işlemi yapılmaksızın makam tazminatı ve makam tazminatına bağlı olarak ödenen görev tazminatının ödenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın makam ve görev tazminatı istemine ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının … Üniversitesi Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında araştırmacı kadrosunda görev yapmakta iken emekliye ayrıldığı, kaldırılmış kadrolarda bulunmuş olanlardan iştirakçi olanlar ile emekli olanlara uygulanacak ek göstergelerin Devlet Personel Başkanlığı, Maliye Bakanlığı ve T.C. Emekli Sandığı temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından belirleneceği; ancak iptal edilen kadro ve pozisyonlara ilişkin eşitlik işleminin yapılamadığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca ihdas edilen söz konusu genel müdür yardımcısı kadrosunun ihdası ile ilgili tereddütlerin giderilmemesi ve ihdas edilen anılan kadroların 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 5434 sayılı Kanun kapsamına girmemesi ve dolayısıyla İş Kanunu’na tâbi olması gerektiği hususları dikkate alındığında, davacı hakkında genel müdür yardımcısı kadro unvanı için öngörülen ek göstergenin uygulanmamasına yönelik olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Kurumdan alacaklı olanlara faiziyle birlikte ödeme yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve Kurum aleyhine yargı harcına hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından kesinleşmiş olan ek göstergeye ilişkin hükme karşı temyiz yoluna gidilmesinin 2577 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminde, davalı idarenin korunması gereken hukuki menfaati bulunmadığından, istemin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi …’ın açıklamaları dinlendikten sonra ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Usul hükümleri uyarınca, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunması; bir başka ifadeyle, kanun yoluna başvuran tarafın, kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince verilen; dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların idareye başvuru tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki kararın; Danıştay Onikinci Dairesinin 05/12/2019 tarih ve E:2018/4987, K.2019/9762 sayılı kararı ile ek göstergeye ilişkin kısmının onanması, makam ve görev tazminatına ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle; davanın makam ve görev tazminatı istemine ilişkin kısmının reddine karar verildiği; söz konusu kararda davalı idare aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı; başka bir anlatımla, temyize konu kararın bozulmasında, davalı idarenin korunması gereken hukuki bir yararının bulunmadığı dikkate alındığında, temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Temyiz giderinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.