YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4913
KARAR NO : 2015/6292
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ : BANDIRMA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2015
NUMARASI : 2015/34-2015/33 D.İŞ.
Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2015 tarih ve 2015/34-2015/33 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden alacaklı Banka vekili, borçlu M.. B..’nun müvekkili bankadan kredi kullandığını, borcun 3.kişi S. B.’ya ait taşınmaz üzerine konana ipotek ile ve E.. O..’ın müteselsil kefaleti ile teminat altına alındığını, kat ihtarlarının borçlulara tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla Bandırma 3. İcra Müdürlüğü’nün 2015/580 Esas sayılı dosyasıyla S. B. ve M.. B.. hakkında takip başlatıldığını, ipotek konusu taşınmaz bedelinin alacağı karşılama olasılığının zayıf olduğunu ve borçlu ve kefilin mallarını devretme riski bulunduğunu ileri sürerek, alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin kredi borçlusu M.. B.. ve müşterek borçlu müteselsil kefiller E.. O.. ve S. B.’ya hesap kat ihtarnamesi gönderdiği, ihtarnamenin ilgililere tebliğ edildiği, ipotek belgesinde alacağa karşılık teminat gösterilen taşınmazın bedelinin 30.000,00 TL olarak belirtildiği, İİK’nun 257. maddesi gereğince alacak rehinle temin edildiğinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen banka vekilinin borçlu M.. B.. yönünden tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, alacaklı Bankanın, 29/07/2013 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca borçlu M.. B..’ya kredi kullandırdığı, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen E.. O..’ın ise, bu kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu, ayrıca anılan kredi sözleşmesinin teminatı olarak talep dışı S. B.’nun kendisine ait taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi lehdarı borçlu ve müteselsil sorumlulardan istenmesine rağmen borcun ödenmediği hususları uyuşmazlık dışıdır. Çekişme, ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
2004 İİK’nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağının iflâs veya haciz yoluyla takip edebilir. Kefillerin sorumluluğu ise, BK’nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmıştır. Anılan düzenlemeye göre kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabilecektir. Dolayısıyla, alacaklının kefile veya kefillere yönelik olarak ihtiyati haciz talep etmesine engel bir durum bulunmamaktadır. Somut olayda taşınmazın sadece asıl borçlunun sorumluluğunun teminatı için ipotek verildiği dikkate alınarak, kefil yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen Banka vekilinin borçlu M.. B.. yönünden tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.