Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/13699 E. 2015/27139 K. 16.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13699
KARAR NO : 2015/27139
KARAR TARİHİ : 16.06.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/35530
MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/10/2011
NUMARASI : 2011/345 (E) ve 2011/478 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarih ve 6-80/98 sayılı kararında da açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında kast, zarar vermek bilinci ve iradesi olarak kabul edilmektedir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde mağdura zarar vermek bilinci bulunmayacağından sahtecilik kastının varlığı ileri sürülemez. Ancak doğal olarak rıza üzerine başkasının imzasını taklit eden failin, mağdura herhangi bir zarar vermeyeceği kanısı ile hareket ettiği sabit olmalıdır. Mağdurun rızasının kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanması zorunludur. Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir. Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu taktirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede sahtecilik kastının varlığı kabul olunamaz. Bu açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde; sanık, katılan ve tanık S.. B..’nın beyanlarından anlaşılacağı üzere suça konu bononun tanzim tarihinde sanık ile katılanın gayri resmi ortak iş yaptıkları, katılanın sanığın akrabası olan amcasının oğlundan bu ortaklık döneminde 10.000 TL para aldığı, sanığın Adana’daki bir firmaya olan borç yüzünden tanzim ettiği bonoyu katılanın kaşesini vurup kendisinin imzaladığı, bu esnada katılanın da iş yerinde bulunduğu, ortaklığın bitirilmesinden sonra sanık ile katılanın hesaplaştığı, katılanın alacaklarını sanığa devrettiği, katılanın ayrıca suça konu bononun icra takibine itiraz etmeyerek borcu bizzat ödediğinin anlaşılması karşısında; sanığın savunmasının aksine sahtecilik kastı ile hareket ettiğini gösterir cezalandırılmasını gerektirir delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi:
Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.