YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28330
KARAR NO : 2015/29460
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,… ..Dünyası…Ltd.Şti.’nin işletmeci sahib….’ın bankadan çektiği araç kredisi sözleşmesini annesi olan diğer davalı . ile birlikte kendisinin kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ilgili banka tarafından yapılan icra takibi sonucu aracının haczedilmesi üzerine bu borca mahsuben 11.166,70 TL ödeyerek borcu kapattığını ileri sürerek; ödenen bedelin 26.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemişler ve duruşmaya katılmamışlardır.
Mahkemece davanın kabulü ile, 11.166,70 TL’nin ödeme tarihi olan 26.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının kefil olarak katıldığı kredi sözleşmesinin taraflarının dava dışı …. Dünyası ..Ltd.Şti. İle.. .. Olduğu, kredi sözleşmesini ayrı bir tüzel kişiliğe sahip kredi borçlusu şirketi temsile yetkili müdür sıfatı ile davalı ….’ın imzaladığı anlaşılmaktadır. Davalı …’ın kredi sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi kefil sıfatıyla da sözleşmeyi imzalamadığı anlaşılmakla, daval…. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Davacı, dava dışı borçlu… .. Dünyası …Ltd.Şti’nin kullanmış olduğu krediye kefil olması sebebi ile ödediği miktarın müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzalayan davalı ….’dan tahsilini talep etmiştir.
Dava dışı borçlu…. Dünyası …Ltd.Şti. İle .. arasında imzalanan kredi sözleşmesini davacı ile birlikte davalı …’ın kefil olarak imzaladığı ve bu kredi borcunun ödenmemesi üzerine dava dışı banka tarafından yapılan icra takibi sonucu davacı tarafından 26.04.2011 tarihinde 10.911,50 TL ödeme yapıldığı hususu dosya kapsamı ile sabittir.
Borçlar Kanununun 488. maddesi gereğince kendi payından fazla ödeme yapan kefilin, diğer kefile, halefiyet yolu ile rücu hakkı bulunmaktadır. Dava konusu olayda da iş bu davanın tarafları olan kefiller, …’tan alınan kredi nedeniyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil durumunda olduklarından, davacının hissesinden fazla ödediği ve davalının hissesine isabet eden borç miktarı kadar davalı….’a rücu hakkı mevcut olup, mahkemece tarafların ödedikleri miktarlar tespit edildikten sonra hissesi oranında diğer kefil davalı ….’a rücu edebileceği alacak miktarı belirlenerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde ödenen tüm bedelden kefilin sorumlu tutulmasına dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bentde açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı… lehine, İkinci bentde açıklanan nedenle daval…. yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde temyiz eden davalılar iadesine, 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.