Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/588 E. 2015/6336 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/588
KARAR NO : 2015/6336
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2010/587-2013/28

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2013 gün ve 2010/587-2013/28 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/10/2014 gün ve 2013/11823-2014-15920 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 30.07.2003 tarihinde A acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin davalı tarafından haksız fesih tarihi olan 08.01.2010 tarihine kadar devam ettiğini, 7 yıl boyunca hiç bir sorun çıkmadığını, davacının üretimini yıllar yılı arttırarak sürdürdüğünü, davalının fesih nedeni olarak levhaya kayıt işleminin gerçekleşmemesini belirttiğini, oysaki davacının süresinde başvurduğunu, buna rağmen kayıt işleminin yapılmadığını, levhaya kayıt işleminin 5684 sayılı Sigortacılık Yasası ve buna bağlı olarak çıkartılan yönetmelikler ile kabul edildiğini ve sigorta acentelerinin 14.04.2008 tarihinden itibaren TOBB bünyesindeki levhaya kayıt işlemi yapmalarının zorunlu hale geldiğini, davalının 18.11.2010 tarihli ihtarı çekerek 26.11.2010 tarihine kadar levhaya kayıt işleminin tamamlanmasını, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceğini bildirdiğini, ancak daha önce 26.08.2010 tarihinde davacının ekranları kapatılarak fiili olarak sözleşmenin fesh edildiğini, davacının 30.09.2009 tarihinde İzmir Ticaret Odası’na başvurup, 40823 sayılı kayıt numarasını aldığını, İzmir Ticaret Odası tarafından TOBB ye 26.11.2009 tarihinde evrakların gönderilip 34320 kayıt numarası alındığını ve davalıya durumunun 10.12.2009 tarihli yazı ile bildirildiğini, kayıt işleminin 12.01.2010 tarihinde tamamlandığını, bu durumun davalı şirkete bildirildiğini, ancak davalının fesihte ısrar ettiğini, bu nedenle fesihin haksız olduğunu davacının denkleştirme tazminatını hak kazandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talepler saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile ve ayrıca ticari itibarının zedenlenmesi nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının acenteliğinin haklı nedenlerle fesh edildiğini, zira 5684 sayılı Sigortacılık Yasa’nın 23/1 maddesi ile 14.04.2008 tarihli Sigorta Acenteleri Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca acentenin faaliyet gösterebilmesi için mutlaka TOBB nezninde tutulan levhaya kayıtlı olması gerektiğini, davacının işi gereği bu durumu bilmek zorunda olduğunu, davacının sözleşmenin fesih tarihi olan 08.01.2010 tarihine kadar levhaya kayıt işlemini gerçekleştirmediğini, ayrıca davacının ekranın Aliağa Vergi Dairesi’ne olan vergi borçları ve davalı şirkette olan borçları nedeniyle kapatıldığını, 5684 sayılı Yasa’nın 23/16 maddesine göre tazminat talep etme hakkının düştüğünü, davacının davalıya acentelik nedeniyle borcunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 5684 sayılı Sigortacılık Yasası’nın 23. maddesinde sigorta acenteliği yapmak isteyenlerin Türkiye Odalara ve Borsalar Biriliği’nce tutulan levhaya yazılı olmasını şart koştuğu, davacının İzmir Ticaret Odasına 30.09.2009 tarihinde başvurarak 5684 Sayılı Yasaya göre TOBB levhasına kayıt olabilmesi için ön kayıt yaptırdığı, 40823 sırayı aldığı, bu belgenin ekinde sicil tastiknamesi, vergi levhası, iflas ve konkortado kaydının bulunmadığına ilişkin belge, taahhütname, adli Sicil kaydı ve diğer belgelerin verildiği, ancak davacı şirket yetkilisinin sabıka kaydı bulunması nedeniyle işlemin uzun süre gerçekleşemediği, en sonunda 26.01.2010 tarihinde davacı şirketin levhaya kayıt edildiği, davacının bu yasa uyarınca levhaya kayıt yaptırmasının gerekli olduğunu bilmesine, bu konuda davalı tarafından uyarılmasına rağmen ancak 30.09.2009 tarihinde başvuruda bulunduğu, bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olduğu, acentelik sözleşmesi ve 5684 sayılı Yasa’nın 23/16. maddesinde sözleşmenin acente tarafından haklı bir nedene dayanılmaksızın fesh edilmesi veya sözleşmenin kendi kusuru ile feshine neden olması halinde tazminat taleplerinin düşeceğinin belirtildiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/10/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.