Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1762 E. 2015/6563 K. 07.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1762
KARAR NO : 2015/6563
KARAR TARİHİ : 07.05.2015

MAHKEMESİ : GİRESUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2013/530-2014/60

Taraflar arasında görülen davada Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/02/2014 tarih ve 2013/530-2014/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı şirket vekili, davacı tarafından müvekkili ile diğer davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasında, tarafların anlaşması sonucunda müvekkili adına kayıtlı taşınmazların diğer davalı adına tesciline karar verildiğini, müvekkili şirketi ancak müşterek imza ile temsil edebilecek olan M. K.’in, şirketi tek başına temsile yetkili olduğunu gösteren bir takım sahte kararlar oluşturduğunu ve bu sahte kararlara dayalı olarak da müvekkili şirketi temsilen davacı ile anlaşıp davayı kabul ettiğini, duruşmada davayı kabul eden avukata verilen vekaletnamenin de sadece M. K. tarafından verildiğini, HMK’nun 375/1-d,h madde ve bentleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin oluştuğunu ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığını savunarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin HMK’nun 375. maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, yargılamanın yenilenmesi talebine konu kararın, tarafların anlaşmasına dayalı bulunduğu, davalılar vekilinin bu yöndeki beyanının duruşma tutanağına yazıldığı ve altının da vekil tarafından imzalandığı, duruşma tutanağının sahteliğini ortaya koyan herhangi bir delilin mevcut olmadığı, bu haliyle yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin olup mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebine konu kararın tarafların anlaşmasına dayalı bulunduğu, bu yöndeki irade beyanının bulunduğu duruşma tutanağının sahteliğini ortaya koyan herhangi bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar işbu karar, temyiz edildikten sonra davacı C. C. and . SA vekili tarafından yargılamanın yenilenmesi davasını kabul ve esas davadan feragat, diğer davalı K. K. Kuruyemiş Gıda Dah. ve Tic. Ltd. Şti. vekilli tarafından ise yargılamanın yenilenmesi davasını kabul dilekçesi sunulmuş ise de kesin hüküm ve bunun bertaraf edilmesi hususları kamu düzenine ilişkin bulunduğundan tarafların feragat ve kabullerinin mahkemeyi bağlaması söz konusu olmayıp mahkemece, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin bulunup bulunmadığının resen araştırılması gerekir. (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü,6. Bası, C:5, S.5256). Bu itibarla anılan davacı vekilinin söz konusu dilekçesinin sonuç doğurması mümkün görülmemiştir.
6100 sayılı HMK’nun 33. maddesi uyarınca olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme ise hakime ait bulunmaktadır. Somut olayda, mahkemece yargılamanın yenilenmesine konu davada, tarafların anlaşması ve davalı vekilinin anlaşma doğrultusundaki imzalı beyanına dayalı olarak karar verildiği, davalı vekilinin imzalı kabul beyanının bulunduğu duruşma tutanağının sahteliğini ortaya koyan bir delil olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilmiştir. Oysa yukarıda özetlendiği üzere yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı taraf, kendisi adına kabul beyanında bulunan vekilin, usulünce yetkilendirmediğini de ileri sürmüş olup HMK’nun 375/1-c maddesinde bu hal, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilmiştir. O halde, mahkemece bu kapsamda tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.