YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1181
KARAR NO : 2015/6438
KARAR TARİHİ : 06.05.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/04/2014
NUMARASI : 2013/21-2014/88
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2014 tarih ve 2013/21-2014/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin merhum A.İ.’ın çocukları olduğunu, A. İ.’ında “Mustafa Kemal Atatürk-Medeni Bilgiler (Türk Milletinin El Kitabı)” isimli eserin sahibi olduğunu, eserin birinci basımının Türk Tarih Kurumu tarafından 1969 yılında 1500 adet ve sonraki basısının da 1988 yılında 5000 adet olarak çoğaltılıp yayıldığını, hakları müvekkillerine intikal eden eserin Toplumsal Dönüşüm Yayınları tarafından izinsiz olarak çoğaltılıp piyasaya sunulduğunu, müvekkillerinin bu durumu tesadüfen öğrendiklerini, eserin sahibinin müvekkilinin murisi olup, eserin haklarının davacı mirasçılarına ait olduğunu, davalıların davacılardan izinsiz olarak eseri çoğaltıp yaydıklarını ileri sürerek davalıların tecavüzünün ref’ine, ıslahla birlikte FSEK’in 68.maddesi uyarınca 12.222,00 TL maddi ile 25.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı D.. Ö.. vekili, müvekkilinin davalı K. Eğitim ve Kültür Hizmetleri Yayın Reklam ve Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin yayın direktörü olmadığını, anılan şirkette çalışmadığını, aksine bağımsız bir yazar ve fotoğraf sanatçısı olduğunu, yargılama konusu eserin basım ve dağıtımına hiçbir katılımının olmadığını, isminin kitapta yer almasının bilgisi dışında olduğunu, davalı şirketi ve sahiplerini “Ş. Ç.” isimli kendisine ait olan kitabı anılan şirkette bastırması nedeniyle tanıdığını, bunun dışında herhangi bağı ve ticari ilişkisinin olmadığını, yargılama konusu kitabın Ekim 2008 tarihinde basıldığının ifade edildiğini, oysa müvekkilinin 01.08.2008 tarihinden beri tutuklu olduğunu ve bu nedenle basılmış eser ile ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “Mustafa Kemal Atatürk-Medeni Bilgiler (Türk Milleti’nin El Kitabı)” isimli kitabın eser vasfını haiz olup eserin sahibinin davacılardan başka mirasçısı olmayan A. İ. olduğu, dava konusu eserin mali haklarının eser sahibinin ölümü ile mirasçıları olan davacılara intikal ettiği, devre ve intikale elverişli olmayan manevi hakları kullanma yetkisinin de eser sahibinin çocukları olan davacılara ait bulunduğu, dava konusu eserde, A.İ.’ın yazar, P. P. Matbaacılık A.Ş.’nin eseri basan, davalı K. Eğitim ve Kültür Hizmetleri Yayın Reklam ve Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin eserin dağıtımını yapan, davalı D. A. Ö.’nun yayın editörü olarak gösterildiği, kitap ile ilgili bandrolleri davalı K. Eğitim ve Kültür Hizmetleri Yayın Reklam Ve Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve yetkilisi H.. B..’ın aldığı, davalı şirket ve H.. B..’ın eyleminin davacıların murisine ait olan ilim-edebiyat eserini izinsiz çoğaltıp yayma niteliğinde olduğu, davalı D.. Ö..’nun bir sorumluluğunun bulunmadığı zira, anılan davalının dava konusu kitabın basım tarihinde tutuklu olduğu, SGK kayıtlarına göre davalı şirkette çalışmadığı gibi, kitapta, kitabı basan olarak yer alan dava dışı şirketinde kitabı basmadığını, isminin bilgisi dışında kitapta yer aldığını bildirdiği, yani davalı Durmuş Ali gibi başka kişilerin isimlerinin de rızaları dışında kitap künyesine yazılmış bulunması karşısında, adı geçenin davalının bu kitabın basım ve dağıtımında doğrudan veya dolaylı bir katkısının bulunmadığının anlaşıldığı, dava konusu eserde bir değişiklik yapılmadığı, eser sahibinin isminin belirtildiği, bu nedenle davacıların manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı D.. Ö.. yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 12.222,00 TL’nin faiziyle tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan maddi ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı D.. Ö.., dava konusu kitapta isminin bilgisi dışında yayın editörü olarak gösterildiğini, kitabı dağıtan olarak görünen davalı şirkette çalışmadığını savunmuş, mahkemece de davalı D. A.’nin dava konusu kitabın basım tarihinde tutuklu olduğu, dava konusu kitapta kitabı basan şirket olarak gösterilen dava dışı şirketin de dava konusu kitabı basmadığını bildirdiği, davalı D. A.’den başka kişilerin de isimlerinin rızaları dışında kitap künyesine yazılmış olduğu, bu nedenle anılan davalının dava konusu kitabın basımı ve dağıtımı ile ilgisi olmadığı gerekçesiyle bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı D. A.’nin sırf dava konusu kitabın basıldığı dönemde tutuklu olması, dava konusu kitapla bir ilgisinin olmadığını göstermeyeceği gibi kitabı basan şirketin dava konusu kitabı basmadığını bildirmesi de davalı D. A.’nin dava konusu kitapta isminin rızası dışında yayın editörü olarak yer aldığını göstermez. Kaldı ki, mahkemece kitabı basan dava dışı şirkete dava konusu kitabın 2010 yılı basımının yapılıp yapılmadığı sorulmuş olup, dava dışı bu şirket basmadığı yönünde cevap vermişse de dava konusu kitap 2008 yılında basılmıştır. Ayrıca davalı D. davada, davalı şirketi kendi kitabını basması nedeniyle tanıdığını, daha önce aralarında ticari ilişki olduğunu da beyan etmiştir. Bu durum karşısında, davalı D.A.nin davalı şirket ile ilgisi olmadığından bahsedilemez, aksi düşünce hayatın olağan akışına da aykırıdır. Bu itibarla açıklanan bu hususlar nazara alınmadan davalı D. A. yönünden davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, mahkemece davacının manevi tazminat talebi hakkındaki dava kısmen kabul edilen davalılar bakımından, eserde değişiklik yapılmadığı bu nedenle davacıların eserden kaynaklanan manevi haklarının ihlal edilmediği gerekçesiyle reddedilmişse de somut olayda ihlal edildiği tespit edilen umuma arz yetkisi de manevi haklardan olup mahkemece bu husus nazara alınmaksızın manevi tazminat isteminin reddi de doğru görülmediğinden kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.