Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/21445 E. 2015/25047 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21445
KARAR NO : 2015/25047
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

MAHKEMESİ : Elazığ 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/12/2014
NUMARASI : 2014/665-2014/726

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, memur olan borçlunun muvafakati sonucunda maaşından her ay, diğer takip dosyalarının yanı sıra Elazığ 2. İcra Müdürlüğünün 2014/3731 Esas sayılı dosyasından 500 TL kesinti yapıldığını ve sonuçta borçluya 305,39 TL para kaldığını, kesintiler nedeni ile geçimini sağlayamadığını, borçlunun maaşından muvafakatları kaldırılarak 1/4 oranında kesintiye devam edilmesini istemiş, mahkemece, muvafakat beyanının maaş haczinden önce olduğundan geçersiz olduğu, kesintiler sonrası borçluya kalan maaşın, paranın alım gücü ve günün ekonomik koşullarına göre borçlu ve ailesinin geçinmeleri için yeterli sayılamayacağı gerekçesi ile şikayetin kısmen kabulü ile Elazığ 2. İcra Müdürlüğünün 2014/3731 Esas sayılı dosyasındaki muvafakate dayalı haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İİK’nun 83/a maddesi gereğince borçlunun hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de “…borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bir malın ne derece haczedilmez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği” ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında yada haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu, haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir.
Somut olayda takibin kesinleşmesinden sonra 12.08.2014 tarihinde borçlunun maaşının 1/4’üne haciz konulduğu, daha sonra 12.11.2014 tarihli hacizde borçlunun maaşından aylık 500 TL kesinti yapılmasına dair muvafakatte bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıdaki yasa hükmüne göre hacizden sonraki tarihli borçlunun alacaklıyla yaptığı maaş haczine yönelik anlaşma geçerlidir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle Elazığ 2. İcra Müdürlüğünün 2014/3731 Esas sayılı dosyası yönünden şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’nin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.