Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/81 E. 2015/6351 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/81
KARAR NO : 2015/6351
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2013/89-2013/238

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 gün ve 2013/89-2013/238 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/10/2014 gün ve 2014/7482-2014/15776 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, TPE nezdinde “c.” ve bu ibareyi taşıyan toplam 183 adet marka tesciline sahip olduğunu, bu markaların asli unsurunun ‘c.’ ibaresi olduğunu, Türkiye’ nin her bölgesinde ‘c. s.’ ve ‘c. m.i’ markalarını da kullandığını, böylece asli unsuru ‘c.’ olan onlarca marka ürettiğini ve yoğun reklam ve tanıtımlarla markayı tanıttığını, ‘c.’ ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, bu markaların seri marka haline geldiğini, seri markanın söz konusu olduğu durumlarda iltibas değerlendirmesi yapılırken markayı oluşturan unsurların ayırt edici gücünün düşük veya yüksek olup olmamasının bir önem arz etmediğini, hukukumuzda seri markalar ile ilgili bir düzenleme bulunmamakla birlikte bu boşluğun hakim tarafından doldurulmasının gerektiğini, müvekkilinin ‘cep fatura’ markasının da sahibi olduğunu, davalının ise ‘t. f. c.’ ibaresini kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, ‘fatura cepte’ ibaresi ile ‘cep fatura’ ibaresi arasında sözcüklerin yer değiştirmesi dışında tek farkın ‘te’ harfleri olduğunu, bu durumda markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarının ve karıştırma ihtimali bulunduğunun kabulünün gerektiğini ileri sürerek, davalıya ait ‘t. f. c.’ şeklindeki markasal kullanımın müvekkiline ait 2000/07121 no’ lu ‘c. f.’ ve ‘c.’ kök ibareli seri markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve 25.000 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.