Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/17137 E. 2015/19102 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17137
KARAR NO : 2015/19102
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2012/498-2014/219
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av. Ç…. D…. ile davalı vekili Av. A.. Ç.. geldi.Açık duruşmaya başlandı ve gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dava dosyasının Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulunca duruşma gününden bir gün önce temyiz incelenmesinin yapılması için dairemize gönderilmiş olması nedeniyle, işin daha derinlemesine incelenmesi zorunlu görüldüğünden, Yargıtay Kanununun 24/1 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 21/3 maddeleri uyarınca görüşmenin 30.11.2015 günü saat 14.00’e bırakılması uygun görüldü.
Belirli gün ve saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; Davacı idareye bağlı Z…. K…. Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan inceleme sonucunda, davalı doktorun part time çalıştığı halde full time çalışıyor göründüğü, bu nedenle davalıya 1996 ila Şubat 2008 arasında 1.435,53 TL maaş yan ödemesi ve Ocak 2005 ila Ocak 2008 arasında 61.739 TL döner sermaye ek ödemesi olmak üzere fazladan 63.174,53 TL ödeme yapıldığının belirlendiğini, davalının talep edilmesine rağmen fazla ödenen bedeli iade etmediğini ileri sürerek; fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise müvekkilinin hastanede part time ve full time olarak çeşitli dönemlerde çalıştığını, yapılan bu çalışma değişikliklerinin ise hastaneye bildirilmiş olması nedeniyle müvekkiline fazladan bir ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; davanın kısmen kabulüne, 786,92 TL maaş yan ödemesi ve 40.699,49 TL döner sermaye ek ödemesi olmak üzere toplam 41.486,41 TL alacağın temerrüt tarihi olan 09.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava; davacı bakanlığa bağlı hastanede çalışan davalı doktora yapıldığı ileri sürülen yersiz ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece aldırılan bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli değildir. Zira, davalı doktora ait hastane özlük dosyası ile yine davalı doktor tarafından part time ve full time olarak çalışıldığı bildirilen dönemler ile ilgili olarak hastane idaresine verilen dilekçelerin celbedilerek dava dosyasına konulmadığı, bu itibarla hükme esas alınan bilirkişi (kök ve ek) raporlarının eksik incelemeye dayalı olarak hazırlanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, mahkemece; öncelikle davalı doktora ait hastane özlük dosyası ile davalı doktor tarafından part time ve full time olarak çalışıldığı bildirilen dönemler ile ilgili olarak verilen dilekçelerin ilgili hastaneden celbedilmesi, sonrasında ise döner sermaye saymanı, doktor ve hastane yöneticisinden oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor aldırılması suretiyle ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hazırlanan rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen her iki taraf lehine duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 1.100’er TL vekalet ücreti takdir edilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 30.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.