Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10503 E. 2015/18110 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10503
KARAR NO : 2015/18110
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BALIKESİR 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/05/2015
NUMARASI : 2015/157-2015/325
Taraflar arasındaki yardım nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalıya aylık 200 TL yardım nafakası ödediğini; ancak, davalı kızının çalışmaya başladığını, yardıma ihtiyacının kalmadığını ileri sürerek; aylık 200.00.-TL olan yardım nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iştirak nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştikten sonra ortadan kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33.maddesi (mülga 1086 sayılı HUMKnun 76.maddesi) uyarınca; davanın esası olan maddi olayların ileri sürülmesi taraflara ait ise de, dava dilekçesini bir bütün olarak değerlendirerek, davayı nitelendirmek ve uygulanacak kanun maddesini belirlemek hakime aittir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.10.2013 gün, 2013/5-603 esas, 2013/1503 karar sayılı ilamı.) Somut olayda, davacı, davalıya aylık 200.00.- TL yardım nafakası ödediğini ve davalının çalışmaya başladığını ileri sürerek, yardım nafakasının kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece; yanılgılı değerlendirme ve nitelendirme sonucu iştirak nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi isabetli değildir.
Öte yandan, mahkemece oluşturulan hükümde; nafakanın karar tarihinden itibaren kaldırılacağı belirtilmiştir. 28/11/1956 tarih ve 15 E.-15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Buna göre, yardım nafakasının kaldırılmasına dava tarihinden itibaren hükmetmek gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Ayrıca mahkemece; davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde, davacı yararına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.