YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1162
KARAR NO : 2015/6296
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/09/2014
NUMARASI : 2011/203-2014/198
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2014 tarih ve 2011/203-2014/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına tescilli “V.-K.”, “V. aydınlık elinizde” ibareli markaların 556 sayılı KHK’nın 14 ve 42/1-c maddeleri gereğince kullanmama sebebiyle hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava görülmekte iken Anayasa Mahkemesi’nin 09/04/2014 tarihli 2013/147 Esas 2014/75 Karar sayılı iptal kararı uyarınca 556 sayılı KHK’nın 42 1-c maddesi nin yürürlükten kalktığı, KHK’nın 14. maddesinin ise tanımlamaya ilişkin bir hüküm olduğu, bu hükme dayanılarak da markanın iptaline karar verilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanılmama sebebine dayalı marka hükümsüzlük istemine ilişkindir. Her ne kadar, 556 sayılı KHK’nın 42 (1-c) bendi, Anayasa Mahkemesi’nin 09/04/2014 gün ve 147/75 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve kararın derdest davalar bakımından da uygulanması gerekli ise de, aynı KHK’nın 14/1. maddesinin “Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir. “hükmü yürürlükte olduğundan anılan maddede yazılan koşulların gerçekleşmesi halinde, markaların kapsadığı ve kullanılmayan bir kısım mal ve hizmetler bakımından iptal kararı verilmesi mümkündür. 556 sayılı KHK’nın 42. maddesinde hükümsüzlük halleri bir bütün olarak düzenlenmiş olup, anılan maddenin (a ) ve (b) bentlerinde aynı KHK’nın 7 ve 8. maddelerindeki tescil anında var olan ret sebeplerine dayalı hükümsüzlük halleri; (c), (d), (e), ve (f ) bentlerinde ise, başvuru aşamasında yani tescil anında var olmayıp daha sonra ortaya çıkan hükümsüzlük halleri düzenlenmiştir. Bu bakımdan Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen 42/1-c bendi esasen markanın iptal halini düzenlediğinden, söz konusu düzenlemenin atıf yaptığı aynı KHK’nın 14. maddesinde yer verilen markanın iptal edileceğine dair amir hüküm nedeniyle 14. maddede belirtilen koşullara dayalı olarak da markanın iptaline karar verilebilmesi gerekir.
O halde mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ve toplanan deliller çerçevesinde 556 salıyı KHK’nın 14. maddesindeki koşulların somut uyuşmazlıkta bulunup bulunmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.