YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4515
KARAR NO : 2015/6556
KARAR TARİHİ : 07.05.2015
MAHKEMESİ : MALATYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2014
NUMARASI : 2014/716-2014/1219
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 tarih ve 2014/716-2014/1219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, temsilcisi olduğu şirketin kuruluşundan itibaren faaliyetlerini sürdürdüğünü, çeşitli nedenlerle son 9 yıl genel kurul toplantısı yapılamadığını, taraflarına herhangi bir tebligat yapılmadan ticaret sicil müdürlüğünden şirket kaydının silindiğini ileri sürerek, davalı tarafça yapılan kayıt silme işleminin iptalini ve şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket kaydının silinmesini gerektirir bir faaliyet bulunmadığı, yapılan işlemin hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
HUMK’nın 388’inci maddesi hükmüne göre mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141’inci maddesinin 3’üncü fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da HUMK 428’inci maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararında davalı tarafça yapılan işlemin hangi nedenle hatalı olduğu belirtilmediğinden karar gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. O halde, gerekçesiz şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.