YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10027
KARAR NO : 2015/18162
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/05/2015
NUMARASI : 2014/486-2015/300
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların müşterek çocukları B…Y…ve A… S.. K…. için Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/935 Esas- 2011/1052 Karar sayılı ilamı ile 600’er TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak müşterek çocukların otizm hastası olmaları sebebiyle ihtiyaçlarının normal bir çocuğa oranla çok daha fazla olduğunu ve müvekkilinin giderek bu ihtiyaçları karşılayamaz hale geldiğini belirterek, müşterek çocukları için hükmedilen iştirak nafakasının aylık 3.000’er TL’ye çıkartılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen nafakanın fahiş olduğunu ve müvekkili davalının bu nafakayı ödeyecek miktarda gelir elde etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocukları için aylık 1200’er TL iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Türk Medeni Kanunu’nun 327/1. maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 328/1. maddesi hükmü gereğince ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK. nun 329/1. maddesi)
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun giderleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi)
TMK.’nın 331.maddesine göre; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.
Tüm bu maddeler doğrultusunda mahkemece iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; müşterek çocuklardan B…Y… K….1997 doğumlu olduğu, A… S….ın ise 1994 doğumlu olup, Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/859 Esas- 2012/1267 Karar sayılı kısıtlanma kararı ile davacı annesinin velayeti altında bulunduğu, her iki çocuğunda otizm hastası olduğu, özel eğitime ihtiyaç duydukları ve yalnızca eğitim masraflarının aylık 5000 TL’nin üzerinde olduğu, davacı annenin dava açıldığı sırada uzman hekim olarak çalıştığı ve çalıştığı dönemde aylık 4.554 TL maaş aldığı, dava sırasında davacı annenin emekliye ayrıldığı, davalı babanın ise yine uzman hekim olarak görev yaptığı ve dosyada mevcut banka hesap hareketlerini gösterir kayıtlara göre maaş, denge tazminatı ve döner sermaye adı altında aldığı ücretlerin aylara göre değişmekle birlikte aylık 10.000 TL’nin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, iştirak nafakasına hükmedilen tarih ile bu davanın açıldığı tarih arasındaki süre nazara alındığında, mahkemece takdir edilen nafaka miktarı azdır. O halde, davalı babanın tespit edilen geliri ile orantılı olacak şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun miktar nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.