YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10427
KARAR NO : 2015/18106
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/04/2015
NUMARASI : 2014/686-2015/252
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dilekçesi ile; davalı ile evlilik dışı birlikteliğinden iki çocuklarının olduğunu belirterek; ortak çocuklar E…. ve E… için aylık 250.00.- şer TL nafakaya karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile ; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, ortak çocuklar için 250.00.-‘şer TL iştirak nafakası ödenmesine karar verilmiş,hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, evlilik dışı doğan çocuk yönünden babanın nafaka ile yükümlü tutulabilmesi için, çocuk ile babası arasında soy bağının kurulmuş olması zorunludur. TMK.’nun 333.maddesinde; “Babalık davası ile birlikte nafaka istenir ve hakim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa, hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir.” hükmü yer almaktadır. Eldeki dava babalık davası değildir. Babalık davası ile birlikte nafaka istenmemiştir. Çocuk ile anne arasındaki soy bağı doğumla kurulur. Baba ile soy bağı ise, tanıma, anne ile evlilik ve hakim hükmüyle kurulur. Soy bağı ayrıca evlat edinme yolu ile de kurulur (TMK. 282 . maddesi ). Dosyada yer alan nüfus kaydından, çocuğun ( E.. D.. ) baba adının Yasin, soyadının Delice olduğu, çocuğun anne soyadı ile annenin nüfus kaydına tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Diğer bir deyiş ile; davalı ile bu çocuk arasında, kanunda gösterilen yöntemlerden biri ile bir soy bağı kurulmadığı görülmektedir. Bu durumda, soy bağının hüküm ve sonucu olan bakım yükümlülüğü henüz davalı için, çocuk Eymen yönünden gerçekleşmemiştir. Öyle ise, çocukla ( E… ) davalı baba arasında soy bağı kurulmasına yönelik olarak dava açılıp açılmadığı araştırılarak, açılmışsa sonucunun beklenmesi ve doğacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.