Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/22033 E. 2015/20105 K. 11.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22033
KARAR NO : 2015/20105
KARAR TARİHİ : 11.12.2015

Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/01/2014
NUMARASI : 2009/346-2014/17
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; İstanbul ili, S…. İlçesi, İ…. Mahallesi, H…. B…..S… … p…, 386 … ….. sayılı tapuda kayıtlı 221720 m2 alanındaki gayrimenkulün, Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 1988/1007 Esas sayılı dosası üzerinden yürütülen ortaklığın giderilmesi davasında ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, bu satış neticesinde tebligat yapılamadığı için kendilerine kayyım atanan dava dışı Emir Zeyt. Fatma Şerife ve Şerife Sara’nın hazineye devrolan satış bedellerinin adı geçen şahısların varisleri olan müvekkillerine verilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 37.716,93.TL’nin Maliye Hazinesine intikal tarihinden (17/02/2005) itibaren yasal faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile, 37.716,93 TL’nin dava tarihinden (14/04/2006) itibaren hazineden tahsil edilerek kök muris H…. A….’nin (İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/232 E, 2012/329 K sayılı veraset ilamına ilişkin) mirasçılarına verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin tavzih talebi ile de mahkemece; “37.716,93 TL’nin 17/02/2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile hazineden tahsil edilmesine karar verilmiş ve hükmün faiz başlangıcı yönünden düzeltmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekilinin tavzih talebi üzerine mahkemece tavzih talebinin kabulü ile önceki hükmün faiz başlangıcı yönünden düzeltilmesine karar verilerek 37.716.93 TL’nin 17.02.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hazineden tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili hem esastan hemde tavzih yönünden temyiz etmiştir
6100 sayılı HMK’nun 304 ve müteakip maddelerinde hükümlerin tavzihinin hangi hallerde mümkün olduğu ve tavzihinin ne şekilde yapılacağı açıkça gösterilmiştir. Buna göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor veya birbirine aykırı fıkralar içeriyor ise tavzih istenebilir. Ancak, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hakim hükmünü verdikten sonra o davadan elini çektiğinden, hüküm temyiz edilip, bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacağından hükmü değiştirmesi mümkün değildir. Yasadaki bu açık düzenlemeye göre hükümde hükmedilen faizin başlangıç tarihinin tavzih yolu ile düzeltilmesi mümkün olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.