Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12577 E. 2015/19859 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12577
KARAR NO : 2015/19859
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2015
NUMARASI : 2013/22-2015/99
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davacının astsubay olduğunu, Aydın ilinde ikamet eden davalının davacıya sermaye koyması halinde Denizli ilinde küçük bir onarım dükkanı açıp kendisinin de başında durabileceğini teklif ettiğini ve bu teklifin davacı tarafça kabul edildiğini, davacının söz konusu mini onarım dükkanında tamir edilecek parçaları taşıması ve yapılacak masrafları karşılaması için A… G… D… Şubesi’nde bulunan hesabından davalının Akbank hesabına değişik tarihlerde toplam 35.282 TL’yi havale ettiğini, ancak dükkan açıldıktan kısa süre sonra dükkanı kapatan davalının davacıya söz konusu iş yerinin gelirine dair hiçbir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davacının davalı hakkında Aydın 2.İcra Müdürlüğü’nün 2012/9863 Esaslı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını, davalının 24.07.2012 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça davalıya havale edilen ve talep edilen 15.000 TL’nin davacının daha önce davalıdan aldığı borç ödemesine ilişkin olup, davaya konu olayla ilgisi olmadığını, diğer gönderilen miktarların ise davacı tarafından ortaklık için gönderilmiş olup, kurulan adi şirket defterleri üzerinde yapılacak inceleme neticesinde tespit edileceği üzere şirketin zarar etmesi nedeniyle kapandığını, söz konusu miktarların davacının da ikrar ettiği gibi şirket sermayesi olarak davalıya gönderildiğini, davalının söz konusu şirkete maddi katkı sağlamanın yanı sıra emeğini de sermaye olarak koyduğunu, nitekim davalının mini onarım ve radyatör ustası olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarında, davanın kısmen kabulü ile; Aydın 2.İcra Müdürlüğü’nün 2012/9863 E.sayılı dosyasındaki takibin 11.278,55 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, borçlu davalının likit alacağa kötü niyetli itirazı nedeniyle hükmolunan tutarın %20’si oranında hesaplanan 2.255,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; ancak hükmün gerekçesi incelendiğinde mahkemece ispat yükünün davalı tarafta olduğu kabul edilerek, 15.000 TL’nin davacı tarafça davalıya borç ödemesine ilişkin olarak gönderildiği ispat edilemediğinden alınan 15.05.2014 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edildiği, ancak mahkemenin bu kabulüne göre ise ilgili 15.05.2014 tarihli ek bilirkişi raporuna göre hüküm altına alınması gereken bedelin 11.278,55 TL olmayıp, 26.278,55 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Bu haliyle gerekçe ile hüküm arasında sonuca etkili çelişki olup, bu durum usul ve yasaya aykırıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş; gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilecek şekilde vicdani kanaate göre yeniden hüküm tesisi yoluna gitmek olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.