YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4112
KARAR NO : 2015/27241
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/128106
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 31.03.2015 gün ve 2015-7117/22656 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.04.2015 gün ve KYB. 2015/128106 sayılı ihbarnamesi ile;
Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından M.. Ş.. hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, 31/01/2014 – 31/04/2014 tarihleri arasında 05.. numaralı cep telefonunun iletişiminin (arayan ve aranan numaraların) tespiti talebinin reddine dair Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/01/2015 tarihli ve 2015/9 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bursa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/01/2015 tarihli ve 2015/104 değişik iş sayılı kararını kapsayan soruşturma dosyasının incelenmesinde;
05.. numaralı cep telefonuna ait abonelik sözleşmesinin sahte olarak müşteki adına düzenlendiği ve bu numaranın kimliği belirsiz şüpheli kişi tarafından kullanıldığı, söz konusu numarayı kullanan şüphelinin kimliğinin belirlenmesine yönelik delil elde edilebilmesi amacı ile Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bu numaraya ilişkin olarak iletişimin tespiti talep edildiği, ancak Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/01/2015 tarihli ve 2015/9 değişik iş sayılı kararı ile tespit istenilen telefon numarasının şüpheliye değil, müştekiye ait olduğu, bu nedenle tespit talebi hakkında karar verilmesine gerek olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmışsa da, her ne kadar tespit istenilen telefon numarası müşteki adına olsa da, zaten soruşturmanın konusunun bu numaranın sahte olarak müşteki adına düzenlenmesi ve M.. Ş.. tarafından kullanılması olduğu, numaranın fiilen kimliği henüz belirlenemeyen şüpheli tarafından kullanılmakta olduğu cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135/6. maddesinde yer alan “Şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda tespit istenen numaranın şüpheli tarafından kullanıldığı gözetilmeden, kanuna aykırı ve dosya kapsamı ile çelişen gerekçe ile verilen ret kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Şikâyet ve soruşturma evrakının konusunun dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarına yönelik bulunmasına, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile 2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6545 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 19.01.2015 gün ve 2014/8 sayılı iş bölümü kararına göre; kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.